Kim Bu Y Kuşağı

Bir süredir iş hayatında çalışma alışkanlıklarının değiştiğini gözlemliyor ve sohbetlerde duyuyorum. Bu değişikliklerin iş hayatında kuşak değişiminden kaynaklandığını öğrenince merak ettim, biraz araştırayım istedim. 

Belirli ortak özelliklerine göre,  belirli zaman aralıklarında doğanlara aşağıdaki kuşak isimleri verilmiş. 

  • 2000/Bugün                      Yeni Sessiz Kuşak veya Z kuşağı,
  • 1980-2000                        Millennium veya Y kuşağı,
  • 1965-1979                         X kuşağı
  • 1946-1964                         Baby Boomers
  • 1925-1945                         Sessiz Kuşak
  • 1900-1924                        G.I. kuşağı,

Sessiz Kuşak, Baby Boomers, X kuşağı ve Y kuşağının temel özellikleri, 360 derecelik bir açı ile ve aynı sıra ile tekrarlanarak devam ediyormuş.

İçlerinde benim de bulunduğum X kuşağından  farklı iş yapış tarzı olan Y kuşağı üyeleri, çalışanların önemli bir kısmını oluşturuyor. Bu nedenle, yazımda Y kuşağı ile ilgili aşağıdaki bilgileri paylaşmak istedim.

Y Kuşağı

Teknoloji Meraklısı:  

  • Y kuşağı üyeleri, teknoloji ile  içli dışlı ve teknolojiyi iş hayatlarında kullanıyorlar.
  • Hayatlarının büyük bir kısmını (7/24) bilgisayar ve cep telefonu  ile geçirmeyi seviyorlar.
  • Yüzyüze görüşme yapmak yerine mail ve sms ile kontak kurmayı tercih ediyorlar.

Aile Merkezli:

  • Y kuşağı mesupları, iş hayatında daha az çalışarak, daha fazla kazanmak istiyorlar.
  • Esnek çalışma saatleri tercih ediyorlar.
  • Daha iyi bir iş-özel hayat dengesi peşindeler. Ailelerini her koşulda, iş yaşamından öncelikli tutuyorlar.

 Sonuç Odaklı:

  • Y kuşağı üyeleri kendilerine güvenli, hırslı, süreç değil sonuç odaklılar.
  • Çalışanlarından beklentileri yüksek.
  • Otoriteyi sorgulamaktan çekinmiyorlar.

Takım Çalışması:

  • Y kuşağı üyeleri, çocukluklarından itibaren, takım sporları içerisinde yer aldıkları için, takım çalışmasına yatkınlar ve bireysellikten çok takım çalışmasını önemsiyorlar.

Geri Bildirim ve Rehberlik Beklentisi:

  • Y kuşağı bireyleri, geri bildirim ve rehberliğe çok önem veriyorlar.
  • Sıklıkla yaptıklarının onaylanmasına ve övülmeye ihtiyaç duyuyorlar.
  • Kendilerine “mentor” luk yapacak kişilerden yüksek fayda elde ediyorlar.

DASK’ta Hayatı Kolaylaştırmak

 

Afet Sigortaları Kanunu’nun uygulanmaya başlandığı 18 Ağustos 2012 tarihinden itibaren, (bence çok yerinde bir uygulama ile) elektrik ve su idarelerindeki abonelik işlemlerinde Doğal Afet Sigorta poliçesi ya da kamu oyunda daha çok bilinen adı ile Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) poliçesi aranmaya başlandı.

Birkaç defa, özellikle Elektrik dağıtım şirketlerinde işlerim oldu.

Her ne kadar lokallerde büyük harflerle “İşlemlerde DASK poliçesi gerekmektedir” yazılmış olsa da, insanlar işlemlerini yaptırmak üzere geldikleri Dağıtım Merkezlerinden dışarı çıkıp, bu poliçeyi alabilecekleri bir aracı aramak zorunda kalıyorlar.

Yakınlarda bir aracı varsa ne ala.  Eğer yoksa, aynı gün  abonelik işlemlerini  tamamlayamamış olmanın verdiği buruklukla ve çok faydalı DASK poliçesi uygulamasına sitem ederek, lokalden ayrılıyorlar.

Teknolojinin bu denli geliştiği bir çağda, insanların hayatını kolaylaştırmak gerekir.

Örnek: Elektrik ve Su aboneliklerinin yapıldığı ortamlara Bankaların ATM’sine benzer Kiosklar konulup, insanların bulundukları lokalden çıkmadan/ayrılmadan DASK poliçelerine ulaşmaları, düzenlenemez mi?

Online sigortacılıktaki geçmiş tecrübelerim şunu gösteriyor ki; kasko, trafik, konut poliçelerinin düzenlenmesindeki kompleks alt yapı, DASK poliçelerinin düzenlenmesinde çok daha basit bir süreç üzerine kurulu.

Konutu ile ilgli temel bilgilere sahip müşterilerin DASK poliçesini bir Kiosk veya Bilgisayardan düzenlemesi, prim tutatını kredi kartı ile ödemesi ve alacağı bir print ile işlemlerini tamamlaması, hiç te zor değil.

İnsanların hayatını kolaylaştıracak böylesi bir alt yapının kurulması ile;

  • Daha fazla konut sahibinin kolaylıkla DASK  poliçesine ulaşması sağlanmış olacak,
  • İnsanların günlük hayatlarında zaman ayırmaları gereken su ve elektrik abonelikleri operasyonu azalacak,
  • Sigortalı sayısı artacaktır.

Bankaların her sokak başına bir ATM yerleştirdiği bir dönemde, insanların denemeden giysi alabildikleri bir internet çağında, Kiosk ve/veya internet üzerinden DASK satışı bu denli zor olmaz diye düşünüyorum.

Taş Yerinde Ağır

Yöneticilik yaptığım şirketlerde yaptığım en iyi şeylerden bir tanesinin, birlikte çalışacağım ekip arkadaşlarımın seçiminde gösterdiğim başarı olduğunu düşünüyorum.

Hem şirket sonuçlarındaki olumlu yansımalar, hem çalışan memnuniyet anketlerinde elde edilen yüksek memnuniyet  sonuçları ve hem de çalışma arkadaşlarımın sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp, Grubun yurt dışı şirketlerinde de sorumluluklar almaları ve bu görevlerini başarı ile yerine getirmelerinden, bu konuda mütevazi olmayacağım.

Hatalar yaptım mı? Evet.

Bulundukları görevde çok başarılı bazı arkadaşlarımın,  bir üst göreve atanmalarında çok büyük desteklerim oldu. Ancak, bulundukları görevde gösterdikleri başarıyı, yükseldikleri bir üst görevde gösteremeyip; Şirket akışında sorunlar yaşanmasına yol açtıkları olmuştur. Elbette burada sadece söz konusu arkadaşlarımızın bireysel yetkinlik eksiklikleri dışında, çalışma arkadaşları ve hesap verdikleri taraflar ile kan uyuşmazlıkları da söz konusu olmuştur. 

Bir üst görevde başarılı olamamış arkadaşların farklı şirketlerde Genel Müdürlük, Genel Müdür Yardımcısı unvanları ile dahil atamaları yapılmış ve bir kısmı da buradaki görevlerinde başarılarını ispatlamışlardır.

Kimi zaman bulundukları görevde çok başarılı arkadaşların başarılarının, diğer özlük haklarında yapılacak iyileşmelerle, mükafatlandırılması ve/fakat bir üst göreve atamalarının yapılmaması, hem şirket için hem de söz konusu kişilerin iş yerindeki mutluluklarının devamı için daha iyi sonuçlar verebiliyor.

The Right Choice for Banks in Insurance

Banks, when transferring the right to use their distribution channel in non-life insurance to an insurance company, can reach more efficient results if they work through a panel in which at least three insurance companies are present in motor own damage insurance.

The non-life premium production was TL 11.958.051.653 in Turkish Insurance Sector as at end of September 2012.

TL 1.691.490.959 (14.5%) was produced through banks.

Source: TSB Statistics.

 In the meantime, while the motor own damage premium production under the branch “Land Vehicles” was TL 3.250.782.577, the share of banks in this LoB was limited to 8.15% at TL 265.050.951.

Whereas had they reached 14.15% in this branch too, they would have produced TL 460.000.000.

The average commission in this branch amounts to 15%.

This means that the banks lost at least TL 3 million in commission only in the first 9 months of this year.

It seems that banks can not reach the same sales success as other distribution channels of the insurance sector in the motor own damage branch, which constitutes 27.5% of the market.

Why?

Insurance companies price casco policies based on their own statistical pools and past track record. Even though many criteria is included in this pricing, all companies take the past loss/premium ratio in their own statistical data as the base.

Hence, companies offer very different prices to vehicles and customers.

Casco is the most well known and price sensitive insurance product. The customer always want to get a quote from more than one company and purchase the cheapest.

Banks, on the other hand, offer the “casco price” of only the insurance company with which they have an exclusivity agreement.

As a result, while they are producing 14.15% of the total production, they remain limitied to 8.15% of casco production.

Starting especially from 2007 onwards, many banks have sold their non-life insurance subsidiaries or the right to use their distribution channels. Very high figures were reached in terms of selling price.

· While it became an important gain to “work exclusively with the most efficient bank distribution channels in terms of personal and small business segments” from the perspective of new investors or insurance companies who own distribution channels,
· It was also equally important from banks to get a considerable upfront payment for the agreement period.

Besides, the banks continued to get commission payments for the insurance sales during the exclusivity period.

The only variable that does not work right in this formula is the “casco branch” due to the reasons I summarized above.

Sigortacılıkta Bankalar İçin Doğru Seçim

Bankalar, hayat dışı sigorta branşlarının dağıtım kanalı  kullanım hakkınıbir sigorta şirketine devrederken; kasko branşında en az üç sigorta şirketinin bulunduğu bir panel aracılığı ile çalışırlarsa daha etkin sonuçlara ulaşabilirler.

2012 yılı 9. Ay sonuçlarına göre Türk Sigorta Sektörü, Hayat Dışı Prim Üretim rakamı 11.958.051.653.-TL gerçekleşti.

1.691.490.959 TL’lık prim (%14.15) Bankalar aracılığı ile üretildi.

 Kaynak:TSB İstatistikleri

Bununla birlikte, sektörün “Kara Araçları” branşı altında ürettiği kasko prim tutarı 3.250.782.577.-TL olurken; Bankaların bu branştaki üretim payı %8.15 ile sınırlı kalarak,  265.050.951.- TL gerçekleşti.  

Oysa, bu branşta da %14.15 oranına ulaşabilselerdi üretilecek prim tutarı 460.000.000.- TL olacaktı.

Bu branşın komisyon tutarı ortalama %15 dir.

Yani bankaların sadece yılın ilk 9 ayı için  kaybettikleri komisyon tutarı yaklaşık 3 mio TL’dir.

Görünen o ki Bankalar, sektörün %27.5’unu oluşturan kasko  branşında, sektörün diğer dağıtım kanallarının ulaştığı satış başarısına ulaşamıyorlar.

Neden?

Sigorta şirketleri, kasko branşında fiyatlamayı kendi istatistik havuzları ve geçmiş “track record” larına uygun olarak yaparlar. Pek çok kriter de bu fiyatlamaya katılıyor olsa da gene de, her şirket istatistiğindeki araçların geçmiş hasar/prim oranlarını baz alıyor.

Böyle olunca da, şirketler,  araçlara ve müşterilere birbirinden çok farklı fiyatlar sunuyorlar.

Kasko, en çok bilinen ve fiyata en duyarlı sigorta ürünü. Müşteri mutlaka birden fazla sigorta şirketinin fiyatını sormak ve en ucuzunu almak istiyor.

Bankalar ise münhasıran (exclusive) çalıştıkları bir sigorta şirketinin “kasko fiyatını” müşteriye sunuyorlar.

Bu nedenle de toplam üretimin %14.15’ini gerçekleştirirken, kaskonun %8.15’inde sınırlı kalıyorlar.

Özellikle 2007 yılından başlayarak pek çok Banka, “Hayat Dışı Sigorta Şirketi” iştiraklerini ve/veya Dağıtım Kanalı Kullanım hakkını sattı. Satış değerlerinde yüksek rakamlara ulaşıldı.

  • Yeni sermayedarlar veya dağıtım kanalı kullanım hakkına sahip sigorta şirketleri açısından, “Türkiye pazarının Bireysel ve KOBİ iş kollarında en etkin dağıtım kanalları bankalar ile imtiyazlı çalışma hakkı elde etmek”  önemli bir kazanım olurken;
  • Bankalar açısından da, bu döneme ilişkin “peşin ve önemli miktarda bedel” alınması önemliydi. Münhasırlık döneminde gerçekleştirilen sigorta satışlarından da aracı komisyonu alınmaya devam edilmekteydi.

Bu formülde doğru çalışmayan veya eksik çalışan tek konu; yukarıda bahsettiğim nedenlerle “kasko branşıdır.”