Değişime Açıklık

Sigorta sektörü profesyoneller için “güzel para” kazandırmayan bir sektör. Çünkü büyük cirolara ve yüksek öz kaynak kullanımına karşın şirketler para kazanmakta zorlanıyorlar. Dolayısı ile de diğer paydaşlar gibi çalışanlarına da güzel para kazandırmaktan şimdilik uzak bir sektör.

 Güzel para ile neyi anlatmak istiyorum. Beyaz yakalıların maaşlarını değil. Sene sonlarında kar üzerinden dağıtılması beklenen bonusları. Ben çalışanların gelirlerine paralel giderlerinin de bir-iki ay içerisinde yükseldiğini ve aylık ödenen ücretlerin günlük yaşamların organize edilmesinde kullanıldığını, birikimin ancak sene sonunda dağıtılan bonus ile sağlanabileceğini düşünenlerdenim.

Sektör çalışanları yeterince para kazanamadıkları için midir bilmem, içlerinden çıkanların da farklı girişimler ile sektöre hizmet etmesinden kaynaklanacak para kazanımlarında biraz kıskanç davranıp, bu tür girişimlerin ve girişimcilerin önünü açmadıklarını, işlerinin gelişimine yardımcı olmadıklarını düşünüyorum.

Sektörde genel bu davranış tarzının yöneticilerin kişiliklerinden kaynaklanmadığını ve işin kendisinden para kazanılmamasının davranışlara bir yansıması olduğunu da düşünüyorum ya da düşünmek istiyorum.

Sektörden ayrılanların girişim alanı genellikle yine sektöre servis sağlama üzerine olması olağan bir durum. Bu tarz girişim yapanların sektör oyuncularından sağlayabildiği desteğin, benzer sektörlerde sağlanandan daha az olduğunu düşünüyorum.

Bir başka düşüncem de, sektör yöneticilerinde yeni yaklaşımlara, yeni adaylara, farklı düşüncelere destek yoksunluğu. Sektörde temsilen bir yere gelmek isteyenlerin bir süredir sektörde bulunuyor olması, diğer oyunculara benzer fikirler savunuyor olması da galiba aranan bir özellik. Yoksa temsil edecek konumlara seçilemiyorlar. Biraz kapalı ve konservatif bir yaklaşım var. Yenilik, farklılık çok sevilmiyor.

Dorusu bu mu bence değil. Farklılık, yenilik olmaz ise nasıl gelişecek, değişecek bu sektör.

 

Bir Gün Herkes Ücretli Çalışan mı Olacak?

Cumartesi günleri Bağdat Caddesi üzerinde uzun bir yürüyüş yapmak, bu sırada küçük küçük alış verişler ile mutlu olmak hafta sonu ritüel’lerimizden bir tanesi.

Severek alış veriş yaptığımız yerlerden bir tanesi de “İlgi Kuruyemiş”.

Girişte karşılanıştan, aldığımız kuruyemişlerin en son teslimi öncesi tek tek sayılması ve mekandan ayrılırken uğurlanmaya kadar, tüm süreç profesyonelce yönetiliyor. Beni de şaşırtıyordu. Etrafta benzer tarz iş yapan başka kuruyemişçiler de olmasına rağmen, hem ürün kalitesi hem de süreç yönetimine gösterdikleri özenden olsa gerek, İlgi kadar dolu başka bir yer yok.

Hafta sonu Hürriyet Gazetesi’nde “Kuruyemiş Zinciri Devri” başlıklı bir yazı gözüme ilişti. Yazıda, kuruyemiş sektöründe de zincir mağazalar kurulması ve sektörün yurt dışına açılmasına ilişkin bilgi ve değerlendirmeler yer alıyordu.

Son 10 yılda ekonomi tarafında hayatımızda süratle değişiklikler oluyor. Bankacılık, finans ve sigortacılık ile başlayan yabancı sermaye girişi, daha sonra da hastaneler, marketler şeklinde hızla tüm sektörlerde farklılık hissedilmeye başlandı. Daha büyük kurumlar, daha büyük sermayedarlar, daha büyük sermayeler konuşulur oldu.

Zincir olma sırası şimdi de kuruyemiş sektöründe. Zincir olmak demek daha fazla sermaye demek. Daha fazla sermaye demek ise yabancı fonların yakında bu sektörde de olması demek.

Anlaşılan o ki, zaman içinde tüm sektörlerde zincirler yer alacak. Küçük esnafın yaşayabilme imkanı kalmayacak. Sermayeler büyüdükçe de, işletme sahipliği zorlaşacak. Şirket sahipliği yerini ilgili kurumlarda profesyonel çalışanlara devredecek. Büyük fonların veya ana işi o sektör olan kurumlar hissedar ve diğer herkes bu kurumların ücretli çalışanı haline gelecek.

Çevrenize bakın hızla bu yönde gelişmeler oluyor. Sürecin tamamlanması aline gelmesi bizim nesile yetişmeyecek ve fakat bizim çocuklarımız, çok dahiane bir icat çıkartmadıkları veya sanat ile ilgilenmedikleri sürece işletme sahibi olamayacaklar ve sabah 9:00- akşam 18:00 mesaiye giden çalışanlar olacak.

Neyseki benim çocuklarımın maaşlı çalışmamasına dönük bir umudum yeşerdi. 10 yaşındaki kızımın resim yeteneğine güveniyorum.

resim Ada2