Be A Role Model

Just as in all other sectors, the route of the insurance sector is the digital world (web, mobile and smart tools and their apps, and the processing of large data pools). In my previous article (unfortunately it is Turkish only), I talked about the report of PWC and mentioned that starting from 2017, the “native digital” will become the major consumer.

Digital insurance applications have started in Turkey too. Even though Aviva was the first to have made the first move, the economic problems of the company seems to have slowed them in investing further in this area.

Generali has made the second and more effective move. I can not know how much sales they made through the direct channel and whether they have reached their target, but, it is for certain that, in the business model of the future, they have written their names in history, they have increased their brand awereness, and they have created a nice image on the youth. Especially when we think that this brand has been silent for long years, I believe the image has shined through modern style.

Besides these two companies which are easier to evolve into innovation and digital insurance in terms of systems and organization because of their small size, there are also other companies which make online sales and stand out in terms of production.

There may be different reactions to the developments in digital insurance:

1-      Like “Insurance is a product which is sold through traditional channels. Digital channel can not succeed. In fact, it failed in Germany.”

2-      Or, “Companies can not reach economies of scale, differentiate distribution channels and explore opportunities for profitable growth; therefore they can differentiate through digital insurance: it has succeeded in Britain, so, why not here?”

3-      Even, “We like it or not, no sector player (companies, agencies, loss adjusters, repair shops, etc.) that finds itself a place in the digital world in one way or another will be able to survive; so we should also go digital instead of resisting the inevitable”

I get shocked when I read some statements from the insurance sector.

Companies who already sell online via their web pages, give messages saying “we will not be in online insurance”.

In mid 2000’s, these same companies were saying “we will not do bankassurance, insurance is sold through agencies” too, but within 5-10 years, we saw them offering and paying high amounts in order to use bank distribution channels.

I am in the opinion that insurance company executives should be the visionaries of the sector, and nobody has the right to misguide anybody else and say        “let me stumble my rival in this way too”.

Insurance companies should especially act as role models for other market players and encourage them to take their places in the digital world. Agencies should adapt their organizations to this new game, or loss adjusters should be able to publish the status of the claim assessment online through their websites.

Sooner or later you do it, you will do it. Be a role model and let the whole market take its place in this new world. Those who are late will leave a bad taste in history.

PS: Look what the bankers are talking about: banking-in-the-digital-age

Tirübüne Oynamak

Tüm diğer sektörlerde olduğu gibi, sigortacılık sektörünün de rotası Dijital Dünya. (Web, mobil ve akıllı cihazlar ve uygulamaları ve de büyük datanın işlenmesi) Önceki yazımda konuya ilişkin PwC’nin raporundan bahsetmiş ve bu raporda 2017 yılından itibaren artık “Dijital Doğanlar” diye adlandırılan müşteri grubunun temel sigorta müşterisi olacağını tespit ettiğine, işaret etmiştim.

Ülkemizde de Dijital Sigortacılık uygulamaları başladı. Sigorta şirketleri alanında, her ne kadar ilk direkt çıkışı Aviva Sigorta yaptıysa da, Şirketin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar bu alana da yatırım yapmalarını engellemiş görünüyor.

İkinci ve daha etkili çıkışı Generali Sigorta yaptı. Direkt dağıtım kanalı üzerinden ne kadarlık bir ciroya ulaştıklarını, hedeflediklerine ulaşıp ulaşamadıklarını bilemem ancak, geleceğin iş modelinde, Türkiye de öncülerden bir tanesi olarak adlarını tarihe yazdırdıkları, marka bilinirliklerinin arttığı, genç nesil üzerinde hoş bir marka imajı bıraktıkları kesin. Hele ki bu markanın uzun yıllar sessiz sedasız bir kenarda durduğunu düşünürsek bence, marka çağdaş şıklıkla parlatıldı.

Daha küçük ölçekli oldukları için yeniliklere ve dijital sigortacılığa sistem ve de organizasyon olarak evrilmesi daha kolay olan bu iki şirket dışında da on-line satış yapan ve sektörün üretim hacmine göre ön sıralarında yer alan şirketler var.

Dijital Sigortacılık alanındaki gelişmelere birkaç şekilde tepki verilebilir.

1-      “Sigortacılık geleneksel kanallar ile satılan bir üründür. Dijital dağıtım kanalı başarılı olmaz. Zaten Almanya da da başarılı olmadı.” şeklinde.

2-       Ya da; “Ölçek ekonomisi ve dağıtım kanalı farklılığı yaratmaktan başka, karlı büyüme imkanı bulamayan şirketlerin kendilerini Dijital sigortacılık yolu ile farklılaştırdıkları, Bakınız İngiltere de başarılı olmuş biz de neden olmasın,” şeklinde.

3-      Hatta, “isteyelim veya istemeyelim günün birinde Dijital Dünya’da bir şekilde yer almayan hiçbir sektör oyuncusunun (Şirketler, acenteler, eksperler, hasar tamir servisleri vb. gibi) hayatta kalamayacağı ve direnmek yerine biz de dijitalleşelim diyenler” şeklinde.

Sigorta sektöründe bazı demeçler okuyor ve şok oluyorum.

Hali hazırda on-line sigorta satışını web sitesi üzerinden gerçekleştiren bazı şirketler, “biz on-line sigortacılıkta yer almayacağız” şeklinde mesajlar veriyorlar.

Benzer mesajları 2000’li yılların ortalarında, biz banka sigortacılığı yapmayacağız, sigortacılık acente dağıtım kanalı ile yapılır şeklinde yine veriyorlardı ki aradan 5-10 yıl geçmeden banka dağıtım kanallarını kullanabilmek için ihalelerde yüksek fiyat teklifleri verenler ve kazandıkları ihalelerde bu bedelleri ödeyenler arasında isimlerini görünce şaşırmıştık.

Sigorta şirket yöneticilerinin sektörün vizyonu olmaları gerektiğini, kimsenin kimseyi yanlış yönlendirmeye, “rakibe bir çelme de buradan takayım” demeye hakkı olmadığını düşünüyorum.

Özellikle Sigorta Şirketlerinin, tüm diğer sektör oyuncularına rol model olup, Dijital Dünya’da yer almaları yönünde onları teşvik etmeleri gerekir. Acente de yapılanmasını bu yeni oyuna adapte etmeli, eksperler de örneğin müşterilerin hasar değerlendirmelerinin hangi aşamada olduğunu web sitelerinden on-line yayınlayabilmeliler.

Eninde sonunda yapıyorsunuz, yapacaksınız, yapacağız. Rol model olun sektör tüm oyuncuları ile birlikte bu yeni Dünya’da gecikmeden yerini alsın. Gecikenler, geciktirenler tarihte kötü iz bırakacaklar.

Not: Bakın Bankacılar neler konuşuyor: banking-in-the-digital-age

2017 Sonrası Yeni Müşteri Tipi: Dijital Doğanlar

Bugün PwC’ın “Insurance 2020” isimli çalışması elime ulaştı.

Alt başlık “Forcing the pace-The fastway to becoming a digital front-runner.” (Adımları zorlamak- başta giden dijital aday olmanın en hızlı yolu)

PwC, 2020 Sigortacılık başlığı altında görüşlerini topladığı bir seri oluşturmuş. Özellikle sigortacılar ve içinde bulundukları pazarın rekabetçi ortamını yeniden şekillendirecek mega trendlerden bahsediliyor.

16 sayfalık 2020 Sigortacılık çalışmasının ana mesajı; “Organizasyonlar günlük işlerinde kısa vadede ne yapıyorlarsa yapsınlar; geleceğe dönük sosyal, ekonomik, çevresel ve politik gelişmelerin seyrinin ne yönde olacağına bakmalılar”, deniyor.

Söz konusu çalışmada özellikle dikkatimi çeken noktalar şunlar:

Geçmişte dijital iş e-ticaret anlamına geliyordu. Manzara değişti sosyal medyanın hızlı yükselişi, akıllı makineler, büyük datalar ve bulut teknolojisi yeni potansiyel yollar açtı.

Demografik değişim, büyüyen beklentiler, güçlenmeyle birlikte müşteriler de değişiyor. Teknoloji ve sosyal medya müşterileri daha fazla bilgili, daha fazla iletişim halinde ve daha sesli kılıyor.

2017 yılında Dijital Doğanlar (Native Digital) diye adlandırılan yeni müşteri tipi pazarı domine edecek deniliyor. Geleneksel müşteri, Geçiş Dönemi müşterisi ve Dijital Doğanlar geçmişten geleceğe üç müşteri tipini oluşturuyorlar.

  • 2000 yılı öncesi:                      Geleneksel,
  • 2000 ve 2017 yılları arası:      Geçiş Dönemi,
  • 2017 den itibaren ise:             Dijital Doğanlar

Bu yeni müşteri grubu iş Dünyasını şu şekilde etkileyecekmiş:

  • Daha fazla şeffaflık,
  • Global olarak müşterilerin birbirlerini etkilemelerinin önündeki bariyerler azalacak,
  • Yeni iş modelleri kullanılacak,
  • Kişisel mahremiyet ve güvenlik konularında farklı tehdit ve riskler ortaya çıkacak,
  • Ekonomi ürün ve hizmetlere değil, çıktılara dayanacak,
  • Güven ekonomisi yükselecek.

Günlük hayatımızda biz “Geçiş Dönemi” insanları olarak yakından hissetmeye başladığımız dijitalleşme, sosyal medyanın gücündeki artış, büyük dataların birikimi ve artan kullanımı ile bulut teknolojisi alanlarındaki gelişim ve değişimi, özetleyen, geleceğin mega trendlerini sıralayan, 2017 yılından itibaren yepyeni bir Pazar ve beraberinde “Dijital Doğanların” hayatımızda olacağına dair, çalışmayı ben çok beğendim.

Kendi adıma çalışmayı hazırlayan PwC ekibine teşekkür ediyorum.

Dengeleri Gözet ve Uzlaşmacı Ol, Uzun Çalış

Sigorta sektöründe fiilen ve Mali İşler/Hasar’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev aldığımda 65-70 yaşlarındaki hukuk danışmanımız ile haftalık düzenlenen Hasar Komiteleri öncesi görüşür ve sorunlu olduğunu düşündüğümüz hasar dosyalarına ilişkin, Genel Müdür’ün de katılımı ile gerçekleştirilen Hasar Komitelerine hazırlık yapardık.

Genellikle hukuk danışmanımızın tavsiyelerine uyar ve toplantıya bu yönde karar eğilimi ile girerdik. Toplantıda sıra ilgili dosyaya geldiğinde ve özellikle de Genel Müdür’ün aksine bir görüşü olduğunu hissettiği anda hukuk danışmanımızın toplantı öncesi ileri sürdüğü düşünce ve yönlendirmeleri 180 derece değişir ve toplantıda tamamen farklı yorumlarda bulunurdu.

Önce, bunu Genel Müdür’ümüzün bizlerin göremediklerini görme becerisi şeklinde yorumlardım. Zaman içinde bunun Genel Müdür’ümüzden çok bize danışmanlık yapan tecrübeli hukuk danışmanımızın, rüzgarın estiği yöne doğru yönelme becerisinden kaynaklandığını fark ettim. Bir şey daha fark ettim ki Hasar Komitesi öncesi verdiği kararlar veya desteklediği görüşler ikinci en yüksek unvandaki kişinin yani, Genel Müdür Yardımcısının yani “benimkiler” di. Genel Müdür’ün yanındaki o değişimleri fark etmemiş olsam, belki de toplantı öncesi en çok Genel Müdür Yardımcısının görüşlerini desteklediğinin de farkına varamayacaktım.

Çalışma hayatımda 24. yıla girdim. Yukarıdaki örneğe benzer, ilerlemiş yaşına rağmen iş dünyasında çalışmayı sürdürebilmiş çok sayıda insan gördüm ve yukarıdaki örneğin bir istisna olmadığını benzer şekilde davranışların bir sonucu olduğunu gördüm.

Bu davranışlardan bir tanesi

  1. Dengeleri kollamak.

Uzun yıllar farklı sermayedar veya yöneticiler ile bir şekilde uyum sağlayabilen ve çalışma hayatında ilerleyen yaşlarına rağmen hayatta kalabilmeyi başaranların benim gözlediğim en önemli özelliği, değişen şartları iyi analiz edip, değişen güç dengeleri içerisinde güçlü tarafın yanında ve tam zamanında yerlerini tutmaları.

  1. Uzlaşma Kültürü:

Uzun süreli ve değişen şartlara rağmen görevde kalmayı başarabilenlerde gördüğüm bir diğer özellik de, her ortamla, her yaklaşım biçimi ile, her yeni yönetim veya sermayedar ile uzlaşma konusunda gösterdikleri başarı.

Uzlaşma kültürü özellikle batılı ülkelerin kültüründe çok sık rastladığımız bir özellik.

Kısacası uzun yıllar çalışmaya ihtiyacınız varsa, çalışmayı bir hayat biçimi olarak düşünüyorsanız, dengeleri kollamayı ve uzlaşma kültürü ile çalışmayı şimdiden öğrenseniz iyi olur. Yoksa genç nesiller aşağıdan gümbür gümbür gelirken, iş hayatında uzun kalma şansınız yok.

Özel Not: Bir süredir yazılarımı eskisi gibi haftada bir yazı şeklinde sıklıkla yazmıyorum. Aslında bu konudaki kararlılığımda bir değişiklik yok fakat yaklaşık bir ay kadar önce bloğumun bulunduğu server’a hacker saldırısı oldu. Yazılarımı yedeklediğim alandan geri getirdim fakat yazılarımın içerisindeki resim ve tablolar gitti. Aslında bu resim ve tablolar da, bende kayıtlı fakat yaklaşık 300 yazının her birisinin içindeki resim ve tabloyu tekrar bulup yüklemek ve bu denli emek harcayarak hazırladığım yazılarımın başına gelenlerden dolayı biraz demoralize oldum.