Çalışan Bağlılık Anketi (EES) Düşükse Hata Kimde?

Müşteri veya daha fazla pazar payı kazanmak isteyen şirketlerin, öncelikle bu işi yapacak çalışanlarının kalp ve zihinlerini kazanmaları gerekiyor.

Üst yönetiminde görev aldığım uluslararası şirket her sene Çalışan Bağlılık Anketi (Employee Engagement Survey) yapıyordu. Benim görev aldığım süre içerisinde gerçekleştirilen iki ankette; çalışanların ankete katılımı neredeyse %100 oluyor ve kuruma bağlılıklarının Avrupa genelinde en yüksek iki ülkeden bir tanesi olduğu ortaya çıkıyordu. İşin ilginci diğer en yüksek aidiyete sahip diğer ülke bu uluslararası şirketin kurulduğu ülke idi.

Bugün tesadüfen konuyla ilgili iki ayrı çalışmaya rastladım. Bunlardan bir tanesi Gallup firmasının ABD için gerçekleştirdiği çalışma.  Bir diğeri de Peppers & Rogers Group’un çalışmaları.

Gallup yaptığı çalışmada, Birleşik Devletlerde çalıştıkları kuruma bağlı (engaged) olanların %30 oranında kaldığını, ve kuruma bağlı olmayan %70’lik çalışan oranının ülke ekonomisine 450-500 mia USD maliyeti olduğu sonucuna ulaşmış.

Çalışan Bağlılık Anketlerinde çalışanlara aşağıdaki cevaplara ne derece ulaşılabildiğine dair sorular soruluyor:

-İşte benden ne beklendiğini bilirim.

-İşimi düzgün yapabilmek için gereken donanıma sahibim.

-İş yerinde her gün en iyi performansı gösterecek imkanlara sahibim.

-Yöneticilerim bana kişi olarak değer veriyor.

-En iyi arkadaşlarımdan bir tanesine işyerinde sahibim.

vb. gibi.

Çalışanlar Bağlı (Engaged), Bağlı Değil (Not Engaged) ve Aktif Olarak Ayrılmak isteyenler  şeklinde 3 gruba ayırılıyorlar.

Bağlı (Engaged) olanlar: Kendileri ile çalıştıkları kurumları arasında derin bir bağlantı kuranlar.

Bağlı Olmayanlar (Not Engaged): İşyerinde enerji ve arzularını işe yansıtmayanlar.

Aktif Olarak Ayrılmak İsteyenler: İş yerlerinde sadece mutsuz değil aynı zamanda bu mutsuzluklarını diğer çalışanlara da geçirenler.

Şimdi zamanında ekip olarak gerçekleştirdiğimiz yüksek Çalışan Bağlılık sonuçlarına nasıl ulaşılabildiğine dair, bizim doğal olarak yaptığımızı sonradan fark ettiğimiz  uygulamalar:

Gallup çalışmasına göre:

  • Doğru insanları seçin.  Özellikle iyi yöneticiler çalışanlarını destekleyen, organizasyon planlamasını iyi yapan, yetki delege eden yöneticilerdir.
  • Çalışanlarınızın güçlü yönlerini geliştirin.
  • Çalışanlarınızın sağlıklı kalmalarını kuvvetlendirin.

Peppers & Rogers çalışmasına göre;

  • Doğru yöneticileri atayın.
  • Şeffaf olun.
  • Sürekli öğrenmeye yatırım yapın.
  • Doğru insanları işe alın.

Eğer bir kurumun Çalışan Bağlılık Anketi sonuçları düşükse, yukarıdaki maddelerden bir ya da bir kaçında yanlışlar yapılmış demektir.

Personel Gideri/Yazılan Prim

Türkiye Sigorta Birliği, 6. ay 2014 mali tablolarını da yayınladı. Hayat Dışı Sigortacılıkta trafik branşının zararı, kasko branşının karı ile aşağı yukarı başa baş seyrediyor.

Detayları tsb’nin web sitesinden izlenebilir.

Ben biraz daha farklı açıdan bakayım istedim. Sektörün ilk 20 şirketi, Haziran 2014 üretimlerini, aynı dönemde ne kadarlık bir personel gideri ile gerçekleştirmişler?, diye baktım. (Personel Giderleri Şirketlerin Teknik giderleri içerisindeki personel giderleri rakamlarından alınmış olup, Ergo Sigorta’nın verileri olmadığından söz konusu şirketin üretim rakamını da tabloya koymadım.)

Buna göre;

  • ilk 10 şirket üretimlerinin ortalamada %3.79’luk kısmını personel için ödemişler.
  • İkinci 10 şirketin ortalaması ise %5 olarak gerçekleşmiş.
  • İlk 20 şirket personeline ortalamada %4.03’lük bir gider yapmış.

Personel Giderleri/Prim üretim rakamlarında oransal olarak en düşük 3 şirket diye baktığımızda;

    • İlk sırada %1.79 ile Ziraat Sigorta,
    • ikinci sırada %2.25 ile Axa Sigorta,
    • Üçüncü sırada %2.5 ile Ege Sigorta,

yer almışlar.

personel gider

Sustainable Growth – Sürdürülebilir Büyüme

İngilizce CV veya profil yazarken kullanılan “en havalı” kelime gruplarından bir tanesi “sustainable growth” yani “sürdürülebilir büyüme”.

Yıllar içerisinde sigorta sektöründe hangi şirketler bu iki İngilizce kelimenin içeriğini sağlayabilmişler görmek için, son 5 yıl içerisinde 2009-2014 Temmuz (en son yayınlanan istatistikler 7. aya ait) ilk 20 de yer alan şirketlerin Pazar Paylarını karşılaştırmak istedim.

Ortaya ilginç sonuçlar çıktı. Bence altı çizilmesi gerekenler şunlar;

  • 2009 yılının Temmuz ayında henüz kurulmamış Ziraat Sigorta A.Ş.’nin, 5 yıl içerisinde üstelik benim bildiğim en yüksek teknik karlılık oranına sahip olarak, ilk 10 şirketten bir tanesi olmayı başarmış olması.
  • Benzer bir durum 2008 de Haliç Sigorta olarak kurulup, 2009 da Neova Sigorta ünvanını alan ve Temmuz 2009 da üretimi olmayan Neova Sigortanın, 2014 Temmuz’unda ilk 20 içerisinde yer alma başarısını göstermesi.

 …

  • Geçtiğimiz günlerde Anadolu Sigorta Genel Müdürü Musa Ülken’in, “Müşteriyi Anlarsak İyi Noktalara Geliriz” başlıklı beyanatını okuyunca, 5 yıllık dönemde Anadolu Sigorta’nın sürdürülebilir büyüme başarısının arkasında yatan “sırrı” anlamak biraz daha kolaylaşabiliyor.

Bu özlediğimiz beyanın tersine, stratejilerinde ve açıklamalarında müşteriyi ve beklentilerini göz ardı eden yönetimler sadece kendi şirketlerine değil, bence sigorta sektörünün gelişimine de ket vuruyorlar. Gelecekte bıraktıkları izler ne yazık ki güzel olmayacak.

  • Benim gözlemim son 5 yıl içerisinde bir diğer büyüme başarısını da Mapfre Genel Sigorta göstermiş.

5yıllıkPP