FU’da Neler Değişti?

Genel Müdür olarak 2013 sonunda göreve başladığım FU Gayrimenkul Yatırım Danışmanlık A.Ş.’de son bir yılın muhasebesini yapmaya karar verdim.

FU; 19 Banka ve 30 banka dışı finans ve finans dışı kuruluşun, verdikleri kredilerin veya verdikleri bayiliklerin teminatı olarak tesis ettikleri, ipotek işlemlerini (günde 700 – 1.000 adet ipotek tesisi) -sigorta güvencesi ile gerçekleştirmek üzere- 2005 yılında kuruldu.

  • Ocak 2014 de FU kadrosu, 31’i operasyon, 25’i İstanbul tapularında kadrolu Avukat ve 65 kişisi de farklı departmanlarda olmak üzere toplam 121 kişi idi.
  • Bugün, 24’ü operasyon ve 28’i tapularda kadrolu Avukat ve 44’ü de diğer departmanlarda olmak üzere 96 kişilik ekibi olan bir şirket. (İlgilenenler yazının sonunda “FU Hakkında” bölümünden detaylı bilgi alabilirler.)

Operasyon kadrosundaki azalmaya rağmen kişi başına daha fazla işlem gerçekleştirebiliyor.

Daha önce iki kişiden oluşan Bilgi İşlem birimi kadrosunun, birisi yönetici olmak üzere 5 kişiye yükseltilmesinin yanı sıra Süreç Departmanının oluşturulması en önemli geliştirmelerdi diyebilirim. (Hala bazı büyük kurumlarda Süreç ve Süreç Departmanının öneminin anlaşılamamış olmasını hayretle izliyorum.)

Hedef; daha önce insan eli ile gerçekleştirilen operasyonun Bilgi İşlem alt yapısına transfer edilmesi idi.

Önce web sitesini yeniledik. Çağdaş çizgilerin yanında FU’nun ana software ile entegre ettik. Şirket telefon hatlarına yaklaşık, 6.000 banka şubesinden ve network’ümüzde işbirliği yaptığımız 570 den fazla Avukat arkadaştan gelen, günde 1.000’e yakın ve her geçen gün artan, telefon trafiğini azalttık.

Yöneticisi ile birlikte 15 kişilik çağrı merkezi inbound telefonlara yetişemiyor ve sürekli yeni işe alımlar ile bu trafiği yönetmeye çalışıyordu.

Kim?

Ne için?

Ne zaman?

çağrı merkezimizi arıyor; sorularının yanıtlarını yeni geliştirilen web sitemize birer fonksiyon olarak koyduk.

Kontrol ettiğimde dün; www.fu.com.tr ni 499 tekil ziyaretçi ziyaret etmiş ve 1.712 sayfa görüntüleme yapmıştı. Yani en az 400 telefon çağrısı (99 ziyaretin diğer konularda olduğundan hareket ile) artık çağrı merkezine gelmez oldu.

Şubelere “işlemim nerede?” Çözümü bulurken, Avukatlarımızın “İşi hangi aşamada?”, gösterebilir hale getirdik. Müşterilerin İstanbul avukatlarından randevuları online alabileceği geliştirmeyi yaptık.

Çağrı Merkezi artık yönetici dahil 10 kişi ve günlük 600 gelen çağrıdan, kaçan çağrı ya yok ya da bir adet.

Operasyonda iki farklı ekrandaki bilgileri bir diğerine taşımak gibi veya mobil uygulamadan gelen bilgileri ana sisteme taşımak gibi, görevler ifa eden ekipler vardı. Teknoloji çağında olmaması gereken işler için geliştirmeler yapıldı.

Artık, ekranlar arası bilgi transferlerini insansız, hatasız ve hızlı şekilde bilgisayar programları yapıyor. Mobil uygulamadan gelen bilgiler insan emeği devreye girmeden, ana sisteme otomatik transfer oluyor.

Bunlar sadece birkaç örnek.

Hayatımızın her alanında Bilgi İşlemde bir proje yürüyor ve tamamlandıkça bir operasyonel yük daha insan üzerinden kalkıyor.

FU çalıştığı bankalar tarafından yapılan ölçümlerde eğer o bankada birden fazla rakip var ise en hızlı işlem yapan firma haline geldi. (Bazı bankalarda en yakın rakibinden %100 daha hızlı)

Bitti mi?

Hayır. Bence günümüz şirketlerinin günlük iş ve işlemlerinin Bilgi İşleme, web’e, çağrı merkezine, sms aracılığı ile en basit şekilde sisteme, teknolojiye taşınması ve operasyonun ihtiyaç duyan tarafından en kolay ve hatasız şekilde gerçekleştirilebileceği alt yapıya kavuşturulması şart.

Eee insan faktörü nerede? FU’da operasyonda insan sayısı azalırken, Tapu Müdürlüklerinde görev yapan arkadaşlarımızın sayısı artıyor.

FU Gayrimenkul Yatırım Danışmanlık A.Ş. hakkında:

19 Banka ve 30 banka dışı finans ve finans dışı kuruluşun, verdikleri kredilerin veya verdikleri bayiliklerin teminatı olarak tesis ettikleri, ipotek işlemlerini -sigorta güvencesi ile gerçekleştirmek üzere- 2005 yılında kuruldu. Geçtiğimiz yıl, Türkiye sınırlarını aşarak Berlin’de de faaliyete başlayan FU, T.C. Berlin Başkonsolosluğu nezdinde kurulan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yurtdışı Temsilciliği’ndeki tapu işlemlerinde Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının, Türkiye’ye gelmeden gerçekleştirecekleri tapu işlemlerinde de hizmet vermeye başladı. Sektörünün işlem sayısı bakımından lider kuruluşu olan FU, Türkiye’nin 81 ilinde, KKTC’de ve Berlin’de 370 hukuk bürosu ve 570 avukat kapasitesi ile 5964 banka şubesine, Bankaların Destek Hizmeti Almalarına İlişkin Yönetmelik kapsamında, ISAE 3402 standartlarına uygun Tip II türünde bağımsız denetim kuruluşu KPMG tarafından hazırlanan hizmet güvence raporu ile hizmet vermektedir.

Sürücüsüz Araba ve Sigorta

Sigorta şirketleri kasko ve trafik poliçelerinde fiyatlamaları, araca ve sürücüsüne dair ellerindeki istatistikleri kullanarak yapmaktadırlar. Sürücünün yaşı, hasar geçmişi, eğitimi, cinsiyeti ve benzeri pek çok husus fiyat tarifelerinin ortaya çıkmasında veri olarak kullanılmaktadır.

Fakat hayatımızın her alanında olduğu gibi, otomotiv sektöründe de devrim sayılabilecek gelişmeler oluyor. Örneğin bir kaç yıl içerisinde sürücüsüz araçların trafiğe çıkması bekleniyor.

Hemen hemen tüm kazaların sebebi olarak ortaya çıkan “insan hatalarını” yok etmeyi amaçlayan ve insan ile birlikte veya tamamen sürücüsüz seyir edebilecek araçlar geliştiriliyor.

Audi, BMW, Ford, Google, General Motors, Volkswagen, Volvo’nun sürücüsüz araçları geliştirmekte olduğuna veya test ettiğine dair bilgiler mevcut.

Google’un otomatik navigasyon ile hareket eden 6 Toyota ve bir Audi TT’ile ABD’de caddelerinde 140.000 milin üzerinde sürüş çalışması yaptığı, içerisinde sürücünün de bulunduğu ancak navigasyonun otomatik araç tarafından yapıldığı, testlerde “sadece bir kazanın” meydana geldiği ve tamamen sürücüsüz hareket eden araçlar ile de 1.000 mil üzerinde test sürüşü gerçekleştirildiği ifade ediliyor.

Yaptığım küçük bir araştırmaya göre Google’un araçları şu şekilde çalışıyor.

  • Sürücü araç içerisindeki yön bulucu yazılıma bir adres girişi yapıyor. Araç bu adrese bir rota belirliyor ve bu rota üzerinde hareketine başlıyor.
  • Tepesine yerleştirilen sensor-radar teknolojisi ile araç çevresinde 60 metrelik alanı kapsayan bir 3D harita çıkartıyor.
  • Önde ve arka tarafta bulunan radarlar yol üzerinde bulunan olası cisimlere, engellere olan mesafeyi hesap ediyorlar.
  • Tüm sürüş süresince araç içindeki yazılım Trafik işaretlemeleri, sinyalizasyon konularında “Google Map” ile bilgi alış verişi sağlıyor.
  • Her ne kadar sürücü algıları ve karar alma süreçleri (hangi durumda ne yapmak gerekir?) araç içerisindeki programa (software)  kaydedildi ise de Gerektiği durumlarda aracın kontrolü sürücü tarafından devir alınabiliyor.

Çalışmalar ile hedeflenen asıl olarak sürücü hatası kaynaklı kazaların önlenmesi olsa da; trafiğin daha rahat akışının sağlanması, belirlenecek en optimum rotalar ile trafik yoğunluklarının azaltılması ve daha da ötesinde gün içerisinde araç kullanmak ile geçen zamanın farklı şekillerde değerlendirilmesinin (çalışmak, okumak, dinlenmek gibi) sağlanmasını hedefliyor.

İyi ama, eğer araçlar tamamen veya kısmen sürücüsüz kullanılmaya başlanırsa ki çok uzak bir zamandan bahsedilmiyor, sigorta şirketleri sürücü yerine software’in nitelikleri ve geçmiş kaza istatistiklerine göre mi fiyatlama yapacaklar?

Galiba şimdiden en azından üzerinde düşünmek lazım.