Otomatik BES’in İstihdama Olumsuz Etkisi

2001 yılında Bireysel Emeklilik Sistemini ilk olarak düzenleyen Kanun yürürlüğe girdiğinde, Hayat ve Bireysel Emeklilik şirketlerini bekleyen en büyük zorluk, üzerinden kesinti yapılabilecek rakam kısıtlı iken, Bireysel Emeklilik sisteminde müşterilere ulaşabilmenin, yani “satışın” maliyeti idi.

O dönemde Mali İşlerinde sorumlu olduğum Şirket için hazırladığımız iş planlarında, elinizde kullanabileceğiniz Banka dağıtım kanalları bulunsa bile o kadar çok satış elemanına ihtiyaç ortaya çıkıyorduki şirketlerin başa baş noktaya geldikleri zaman dilimi en az 5-7 yıl oluyordu.

Gerçekten de piyasada faaliyette bulunan Hayat ve Emeklilk şirketleri çok hızlı şekilde özellikle satış kadrolarında artışa gittiler. 31.12.2015 yıl sonu itibari ile TSB portalında yer alan istatistiğe göre; sigorta şirketlerinin (Hayat-Hayat Dışı toplam) satış ekiplerinin sayısı 6.329 kişiye ulaşmış. (2014 sonunda 6.788 kişi)

31.12.2015 TARİHİ İTİBARİYLE
DOĞRUDAN SATIŞ PERSONELİ SAYISI
A- Merkez ve bölgelerde kadrolu, sözleşmeli, part-time, full-time çalışanlar sayısı
Mezun Olduğu Eğitim Kurumu Erkek Kadın Toplam
İlkokul 0 0 0
Ortaokul ve Dengi 0 1 1
Lise ve Dengi 185 311 496
2 Yıllık Yüksekokul 358 1.170 1.528
Üniversite 1.706 2.457 4.163
Lisansüstü 56 85 141
TOPLAM 2.305 4.024 6.329

Zaman zaman Şirket yöneticileri ile yaptığımız sohbetlerde ağırlıklı olarak direkt satış ekipleri olmak üzere, çalışan sayıları şirket bazında 1.000 lerle ifade edilince biraz şok oluyor, biraz da sigorta sektörünün istihdam gücü adına mutluluk duyuyordum.

Bununla birlikte toplam Bireysel Emeklilik satışlarının %65-70’i de direkt satış ekipleri tarafından gerçekleştiriliyor. Her yıl başında Şirket Yöneticileri sektörün izleyen yıl kaç bin kişiyi daha direkt satış ekibinde istihdam edeceklerini açıklıyorlardı.

ilgili Kanunun ardından,  17 Aralık 2016 tarih ve 29921 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNDE DEVLET KATKISI HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK ile çalışanların Bireysel Emeklilik Sistemine girişlerinin zorunlu hale gelmesi ile, ilk aklıma gelen  “Hayat ve Emeklilik şirketleri bu kadar çok direkt satış ekibine artık niye ihtiyaç duyacak?” oldu.

Söz konusu Şirketlerin, ağırlıklı olarak, hedef müşterileri ücretli çalışanlar olduğuna ve bu çalışanlar da sisteme zorunlu olarak katılacaklarına ve de bu katılımları Devlet tarafından destekleneceğine göre, sayıları bazı şirketlerde 1.000’leri bulan satış ekipleri farklı olarak kime neyi satacaklar?

Nitekim Yönetmeliğin yayınlanmasını takiben Hayat ve Emeklilik Sektörü’nde Bölge kapatmalar ve direkt satış ekibi sayılarında azaltmaların başladığını duymaya başladım.

Oysa Türkiye’de özellikle genç işsizliği yüksek oranlarda ve Hayat ve Emeklilik şirketleri özellikle iyi eğitimli gençler için önemli bir istihdam alanı idi.

Bireysel Emeklilik sisteminin gelişmesinin ekonomi açısından pek çok kazancı olmakla birlikte, çalışanlara Otomatik Bireysel Emeklilik sisteminin getirilmesinin yakın dönemde işsizlik oranlarına ilave olumsuz etkisi olacaktır.

Belki öngörülen süre içerisinde sistemden ayrılmak isteyecek kişilerin sistemde tutulması amacıyla (retention) bu direkt satış ekipleri kullanılabilir mi? Ya da hayat ürünlerinin satışlarında…

 

Günlük İstihkak

Çağlayan’daki iş yerimden akşamları eve giderken sürekli geçtiğim bir ara sokak var; Akgül Sokak. Bu sokakta sağ tarafta Eren Et ve Tavuk Pazarı ünvanlı küçük bir dükkan var. (Bknz; Google Map). Akşam mesai yorgunluğu ile kafamda bin bir düşünce akıp giderken önce çok dikkat etmediğim ama sonra neredeyse her gün ola-geldiğini gördüğüm bir manzara çok hoşuma gitti vesile ile paylaşmak istedim.

Akgün Sokağın müdavimlerinden bir tanesi de bir sokak köpeği. Sol şeritte otururken “Aman arabalar çarpmasın” diye endişe ettiğim bu müdavim,

hep aynı saatlerde Eren Et’in önüne gidiyor.

Biraz mahcup ama sonuca ulaşacağına emin bir ifade ile ve ısrarla o günkü kemik istihkakını bekliyor. Yüz ifadesi, duruş, kuyruk sallayış, uzun yıllardır golden’larla yaşayan benim için çok anlamlı. Sanki “Bugünkü hakkımı verecek misin?” diyor ama gururundan da taviz vermiyor.

İlk defa dün akşam onu istihkakı (bir kemik) ağzında, koşar adımlarla ve büyük mutlulukla Eren Et’den yukarı çıkarken gördüm. O anı yaşıyor ve mutluluk sesleri çıkartarak ilerliyordu. Sanki Bütün gece bu sokağı bekledim, korudum ve bu da hakkım olan kemik dercesine…

2017 yılına girerken bazen geleceğe dair endişelerden arınmak ve “o anı yaşamak, o andan mutlu olmak ne güzel bir duygu” diye düşündüm.

Güzel bir Yeni Yıl olsun. Yeni Yılınız Kutlu Olsun.