Bedeni Hasarlarda Aracılar Sisteme Çekilebilir mi?

Son yıllarda trafik kazaları sonucunda meydana gelen ölüm ve sürekli sakatlık hallerine ilişkin tazminat taleplerinin ciddi oranlarda artması, sigorta sektörü’nün Trafik (Zorunlu Karayolları Mali Sorumluluk) Sigortası branşından dramatik oranlarda zarar etmesine neden olmaktadır.

Zarar temel oşarak, meslekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında kullanılan yöntemlerin standart olmamasından kaynaklanmaktadır. Şöyle ki; aktüerlerin, tazminat hesabında kullanmış olduğu iskonto oranları ve mortalite tabloları ile mağdur veya kanuni hak sahiplerinin hukuki yollara başvurması sonucunda, mahkeme tarafından atanan bilirkişinin uyguladığı yöntemler arasında ciddi farklılıklar bulunmasıdır.

Uygulamada herhangi bir ölümlü veya yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğinde, mağdurlardan ciddi oranda komisyon alarak, dosya takip eden şahıslar/organizasyonlar  ortaya çıkmıştır. Bu kişiler, mağdur veya yakınlarından vekaletname veya temlik almak suretiyle ya direk olarak dava yoluyla talep yapmakta ya da önce sigorta şirketlerine başvuru yaparak önce aktüerlerin hesapladığı tazminat tutarlarını tahsil edip, ardından fazlaya ilişkin haklar için hukuki yollara başvurmaktadır.

Buna ek olarak, bu şahıslar/organizasyonlar sigorta şirketinden. “destekten yoksun kalma tazminatını” geçmiş yıllarda almış mağdurlara da ulaşarak, onları kapanan dosyalar için de sigorta şirketlerine dava açmaya yönlendirmektedir.

Hukuk sürecinin uzun sürmesi, sektörde ciddi tutarlarda muallak hasar rezervlerinin tutulmasına neden olmakta ve sonucunda da sektör Trafik Sigortası’ndan büyük oranda zarar etmektedir.

Dünya uygulamalarına baktığımızda:

-İtalya’da, mağdur veya temsilcisi gerekli tüm evrakı tamamladıktan sonra öncelikle Sigorta Şirketi’ne başvuru yapmak zorunda olup direk dava yoluna gidememektedir.

-İspanya’da ise, “Baremo Modeli” uygulanmakta olup; bu model, oluşturulan tazminat tabloları ile hesaplamaların yeknesak hale getirilmesini sağlamıştır.

TSB (Türkiye Sigorta Birliği)  nezdinde oluşturulan komitelerde Baremo ve/veya benzer bir modelin uygulamaya alınması için çalışmalar yapılmakla birlikte; hazırlık aşamasında olan yeni Trafik Sigortası Genel Şartları’nda da hesaplamaların bu yöntemle yapılmasına ilişkin ortak görüşler oluşmaktadır.

Öte yandan, trafik kazalarını oluştuğu andan itibaren tespit edip, mağdurlara sigorta şirketlerini dava açmak üzere ulaşan kişi veya organizasyonlar ile temasa geçilerek, bu kişi veya organizasyonların belirli bir ücret karşılığı, sigorta şirketleri adına hareket etmeleri sağlanabilir.

Uygulamada, araştırmacı olarak çalışılan bazı firmalar, mağduru bulmak ve temasa geçerek mutabakat için evrakı toplamak amacıyla bazı sigorta şirketlerine yardımcı olabilmektedir. Ancak, mevcutta bu firmaların sayısının azlığından öte, söz konusu firmalarla çalışma arzusundaki sigorta şirketleri de yok denecek seviyede olduğu söylenebilir.

Bedeni tazminat taleplerinde son dönemde yaşanan diğer bir sıkıntı ise, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmasına karşın sigorta şirketi’ne tazminat ödeme yükümlülüğü getiren Yargıtay kararıdır.

Bu karar ardından, geçmişte trafik kazası sonucu yakınlarını kaybetmiş olan kişiler sigorta şirketlerinden talepte bulunmaya başlamış ve taleplerin reddi üzerine mahkeme başvurularının sayısı artmıştır. Bedeni hasarlarda zaman aşımı süresinin 10 yıl olması sebebiyle de önümüzdeki dönemde de taleplerin sayısının artması muhtemeldir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir