Sigorta Sektörünün En Önemli İhtiyacı: IT Altyapısıdır.

Türkiye’de 90 lı yıllarda bankacılık sektörü, finans sektörünün diğer oyuncularından çok daha ileride IT altyapısına kavuştu.

Böyle bir gelişmeyi sigorta sektörü yakalayamadı. Halen yakalamaya çalışıyor ve bu sürecin sancılarını yaşıyor.

Faizlerin düşerek “mali gelirlerin” Sigorta Sektöründe 1990-2007 döneminde yarattığı gelir marjının artık kalmaması ile birlikte, sigorta şirketleri için “teknik karı artırma” ve “giderleri düşürebilme” çabası başladı.

Teknik geliri artırma konusunda temel ürünlerde yaşanan yoğun rekabet nedeniyle şirketler, her geçen gün daralan fiyat marjlarında çalışmak zorunda kaldı.

Daha kolay ulaşılabilir müşteri segmentleri ticari ve kurumsal müşteriler olduğundan bu alanda rekabet daha da yoğunlaştı.

Bireysel müşterilere, klasik dağıtım kanalları ile verimli bir ulaşım imkanı olmadığı için de, “Banka Dağıtım Kanallarının” satın alımları gibi kanal arayışlarına ilgi arttı.

Bu defa giderlerin düşürülmesi ile ilgili çabalar yoğunlaştı.

Bir sigorta şirketinin en büyük gider kalemleri:

-Ödenen/Muallak Hasarlar, (Teknik)

-Reasürans Giderleri, (Teknik)

-Genel Giderler,

olarak sıralanabilir.

-Ödenen/Muallak Hasarlar:

Aslında sadece Türkiye de değil Dünya da da Kasko ve Trafik branşlarında  her zaman hasar/prim rakamları yüksektir. Ama bu dönemde;

  • -Yeni araç girişleri ile Türkiye de artan trafik yükü,
  • -Araç üreticilerinin kendi aralarında yaşadıkları rekabet nedeniyle, satış sonrası hizmetlerden gelir yaratma istekleri,
  • -Kazalarda beyanname sistemine geçişin (tüm Dünya da olduğu gibi) ilk yıllarda görülen negatif etkisi,gibi nedenlerle motor branşı hasar rakamı arttı.

Doğal afetlerin ve artan rekabetin de etkileri ile yangın ve mühendislik branşlarında hasar/prim arttı.

-Reasürans giderleri:

Pazarda yaşanan gelişmeler reasürans giderlerini azaltmak bir yana artırdı.. Dünya da konsalidasyonlar ile reasürör şirket sayısı azaldı. Marmara Bölgesi’ndeki deprem ihtimali reasürörler lehine her zaman maliyet artırıcı risk oldu.

-Genel Giderler:

Şirket genel giderlerinin yaklaşık 2/3 ünü personel giderlerinin oluşturması beklenebilir.

Bir taraftan yoğun rekabet içerisinde kaliteli insan gücüne ihtiyaç duyarken, bir taraftan da personel giderlerini azaltabilmenin veya oransal olarak düşürebilmenin yegane yolu, iş yükünü IT altyapısına yüklemekle söz konusu olabilir.

Hele ki bireysel müşterilerle çalışmak planlanıyorsa (şu anda Türkiye pazarında ki en önemli potansiyel) operasyonu olabildiğince müşterinin kendisine yaptırmak ve şirket içinde minimum operasyon yapmak bu çalışmanın ulaşabileceği son noktadır.

Şirketlerin asıl kuruluş amacı “Mevcut müşteriyi içerde tutmak ve yeni müşteri bulmaktır.” Bu hedefi gerçekleştirecek nitelikte, optimum sayıda kaliteli ve motive iş gücü ile verimliliği artırmak Sigorta Şirketlerinin en önemli karlılık modelidir.

IT yatırımları zaman, sabır ve sermaye gerektirir. Türkiye de sigorta sektöründe yer alan Sermayedarların bu zamanı, sabrı ve sermayeyi yöneticilere tahsis etmeleri, şirketlerin başarılı geleceği açısından alınması gereken temel karardır.

Katastrofik Hasarlarda Olağanüstü Durum Yönetimi

Doğal afet ve/veya katastrofik hasarlar ile karşılaşıldığında, kamuoyu doğal olarak yönünü sigorta sektörüne çevirmekte, sektörden gelecek mesajlara kulak kabartmaktadır.

Bu dönemdeki hızlı ve etkin iletişimin etkileri, sektörün ve şirketlerin pozitif algısı adına çok daha büyük olmaktadır. Ancak, tecrübesiz ekiplerin yaşadıkları şok nedeniyle hareketsiz kalmaları, ağır hareket etmeleri de tam tersine negatif algı yaratabilir.

Bu tür hasarlarda sigorta sektöründen beklenti, “herhangi bir hasardan sonra ne yapılması gerekiyorsa” odur. Sadece doğru, anlaşılır mesajlar ile süreç hakkında kamuoyu bilgilendirilmelidir.

Kriz durumunda ilk yapılması gerekenler ile ilgili önerilerim şu şekildedir:

-Hasarın duyulmasını takiben, şirketin ilgili departman yöneticileri ile “acil durum toplantısı” yapılmalıdır. Bu toplantı ve sonuçları kurum içinde de paylaşılmalıdır.

-Toplantıdan şirketin kurumsal algısını etkileyebilecek en fazla 3 karar alınıp hızla uygulamaya geçirilmelidir.

-Hasar bölgesi eğer mümkünse derhal ziyaret edilmelidir.

-Bölgedeki müşterilere telefon (çağrı merkezleri aracılığı ile veya oluşturulacak bir ekip) ile ulaşılıp, “geçmiş olsun dilenmelidir.” Müşteri ihtiyaçları dinlenmelidir.

-Hasarın ilk günlerinde tespit edilen hasarlara dönük avans ödemeleri, müşterinin yaşam boyu etkisinden kurtulamayacağı önemli bir jest olacaktır.

Senede en az bir defa, bu konuda alternatifli senaryolar üzerinden kurum içi provalar yapılması hazırlıklı olmak açısından etkili olacaktır