Disconnect (Sanal Hayatlar)

Dün akşam, orijinal ismi:   “Disconnect” olan ve Türkçeye “Sanal Hayatlar” olarak çevrilmiş bir film seyrettim.

Bazı filimler vardır ki etkisinden kurtulmak zaman alıyor. Bu filmi de o listeme ekledim.

Malum dönem internet dönemi.  Hayatımızın her alanında dijital dünyanın imkanlarını kullanır olduk. Bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tabletler derken;  onlarsız, yön bulamaz, bankacılık işlemi yapamaz, seyahat edemez, adres bulamaz, sosyalleşemez, vb. gibi,  bir hale geldik.

Dijital dünyayı sigortacılık sektörüne taşımakta bu denli uğraştıktan sonra, “Hayatımızın Dijitalleşmesinden şikayetçi miyim?”

Kesinlikle hayır.

Ancak, yaşamaya yeni başladığımız sanal dünyanın da  gerek sosyal ve gerekse ekonomik tehlikelerine dikkat etmemiz gerekiyor. Bu yeni dünyayı riskleri açısından da  iyi tanımak ve  bilmek gerekli.

“Sanal Hayaller” tamda bu konuya değiniyor.

Filim; sanal dünya’nın tehditlerini zaman zaman birbiri ile iç içe geçen üç ayrı olay üzerinden anlatıyor.

Kısaca konu başlıkları:

1-      Küçük bir televizyon kanalı için habercilik yapan orta yaşlardaki televizyoncunun  sanal seks işinde çalışan gençler üzerine yaptığı haber,  bir ulusal kanalda yayınlanınca yerel olmaktan çıkıp, tüm ülkenin konusu haline geliyor. Haberin yayınlanmasını takiben, televizyoncu ve ona gizli röportaj veren gencin yaşadıkları.

2-      Çocuklarını kaybettikten sonra ilişkileri çıkmaza giren çiftten;  kadının dertlerini paylaşmak için katıldığı forumlar ve erkeğin sanal dünyada kumar oynaması. Bu sırada gizli bilgilerini çaldırdıkları kişilerce önemli miktarda paranın kredi kartlarından çekilmesi ile  hayatlarının alt üst olması.

3-      Ergenlik çağındaki iki gencin, biraz içe kapalı bir diğer genci kandırarak çıplak fotoğrafını sosyal ağlarda yayması ile içine kapalı genç kendisini asarak intihara teşebbüs ediyor. Genç hastanede ölüm kalım mücadelesi verirken,  avukat babanın da olayı ortaya çıkartmaya dönük mücadelesi ve kendisi ile geriye dönük baba-oğul ilişkilerinde “keşke” hesaplaşmaları.

Şeklinde özetlenebilir.

Her ne kadar tehditler sanal dünyada gerçeğe dönse de,  bu tehlikelere zemin hazırlayan insan ilişkileri ve aile içi ilişkilerdeki sorunlara da çok güzel dokunuyor.

Seyretmeden filme heyecanınızı kaybettirmek istemem ancak, filmin sonu iyi bitiyor.

Mutlaka izleyin ve varsa 13 yaş üstü çocuklarınızın da izlemesini sağlayın diye, öneririm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir