4. Sanayi Devrimi ve Çocuğumun Mesleği

Zaman zaman, özellikle oğlum bana şu soruyu soruyor: Baba Büyüyünce Ben Hangi Mesleği Seçeyim?

En basit örneği: “Akıllı bir buzdolabının, o anda içerisinde bulunan yiyeceklerden eksik olanları, en yakın marketin bilgisayarındaki “sipariş alma” programına sipariş etmesi” şeklinde özetlenebilecek 4. Sanayi Devrimi’nin insan hayatına doğrudan etkileri olacak.

Çocuklarımızın geleceğe hazırlanmasında Makine’den, Makine’ye iletişimin gerçekleşeceği, üretim süreci içerisinde neredeyse hiç insan emeğinin kalmadığı, yeni sanayi yapısının yakın geleceğe etkilerini bugünden öngörmek ve ona göre hareket etmek gerekli.

  • Buhar Teknolojisinin kullanılması; 1. Sanayi Devrimi,
  • Elektriğin sanayide kullanılması: 2. Sanayi Devrimi,
  • Bilgisayar Teknolojilerinin kullanılması: 3. Sanayi Devrimi,

Olarak adlandırıldı.

  1. Sanayi Devriminde Bilgisayar sistemlerine insanlar komut ediyordu. 4.Sanayi Devriminde ise akıllı makinelerden, süreç içerisinde her adımda birbirleri ile “konuşan” makinelerden bahsediliyor.

Bu yeni sanayi devrimi günlük hayatımızı nasıl etkileyecek? Sizin yerinize arabayı kullanan sürücüsüz arabaların yeni şoförleri bilgisayarlar, trafik sinyalizasyon sistemi ile entegre olarak trafikte hareket edecekler. Sevdiğiniz oda sıcaklığına göre cep telefonlarınızın komutu, siz daha ulaşmadan ofisinizdeki havalandırmayı çalıştıracaklar. Üretimde gerekli ürünün imalatında; tasarımdan, ara mal siparişine, üretime ve belki de Dünya’nın neresinde bu mala ihtiyaç olduğuna kadar bütünleşik süreçleri insan eli, aklı değmeden makineler tamamlayacaklar.

Görünen o ki; günümüzde dijital teknolojinin insan emeği ile işbirliği ile gerçekleştirdiği süreçlerde, yakın gelecekte 4.Sanayi Devrimi sonrası insan emeğine ihtiyaç kalmayacak.

Gelecekte insanlar ne iş yapacak?

Ya süper eğitilmiş ve söz konusu akıllı makineleri tasarlayan beyinler olacaklar.

Ya da fiziki güç gerektiren çok basit işlerde görev yapabilecekler.

Aradaki iş gücüne gerek kalmayacak. Elbette spor, müzik, sinema, moda tasarım gibi yaratıcılık gerektiren işlere devam.

Bugün iş yerime gelirken radyoda dinlediğim bir haber ilginç geldi. Bulgar Devleti, yabancı istihbarat saldırılarından korunmak için bazı tutanakları bilgisayar yerine, tekrar daktilo ile yazmaya karar vermiş. Benzer şekilde acaba, 4. Sanayi Devrimi insan emeğini tamamen minimize edecek diye, sanayi teknoloji seviyemizi 3. Sanayi Devriminde tutmaya gayret ve ısrar mı etsek?

Olmaz tabi.

Suyun akışına ters yönde kürek çekmek ile yorulmak ve yıpranmaktan öte gidilemez. O zaman büyüyünce benim çocuğum hangi mesleği seçmeli ve belki de bugünden hazırlanmalı?

Ya kendisini çok çok iyi yetiştirsin, ya emek kuvveti kullanabilen fiziki yapıya ulaşmayı hedeflesin ya da yaratıcılık ve sanat ile ilgili bir alan seçsin. Çünkü Dünya bu yöne gidiyor…

Sevindirmeyelim

Çocukluk ve gençlik yıllarımı geçirdiğim Ankara’daydım bugün. Ablam ile birlikte, geçtiğimiz günlerde içimizi yakan terör olayının gerçekleştirildiği yere gittik ve günlük hayatlarını sürdürürken, hiç beklemedikleri anda hain bir patlama ile hayatlarını kaybedenlerin anısına birer kırmızı karanfil bıraktık, içimiz buruk.

Terörün bizden yapmamızı istediğini vermeyelim. Dikkatli olalım ama, korkmayalım. Günlük hayatlarımızı yaşamaya devam edelim. İnadına, bizlere yakışan şekilde…

TSB (Türkiye Sigorta Birliği) İletişim Atağına Geçmeli

Bir süredir Trafik sigortalarındaki,  “ne seviyede sonuçlanacağı öngörülemeyen” bedeni hasar tazminatlarından ve mevcut primlerin bu hasarları karşılayamamasından kaynaklı, şirket zararlarını azaltmaya dönük, alınan tedbirleri içeren tartışmaları izliyorum.

TV ve radyolarda sigortacılıktan anlamayan veya anladığını zanneden insanlar çıkıp, neredeyse bütün günahı sigorta şirketlerine yıktılar. Halen de bu yönde yayınlar devam ediyor.

Hemen herkesi tartışmanın içinde duydum. Sigorta Şirketlerinin yöneticileri hariç.

Senelerdir zarar artarak taşınıyordu. Özellikle tazminat hesaplama yönteminde bir örnekliğe gidilsin isteniyor ve fakat hiç gelişme olmuyordu.

Artık sermayedarların da “yeter” dediği noktaya gelindi ve tedbirler alınmaya başlandı.

Fakat birilerinin çıkıp kamuoyuna bunu, bir iletişim stratejisi çerçevesinde anlatması lazım.

Sigorta şirket yöneticileri böyle bir sorumluluğu almaları durumunda tek tek Şirketlerinin hedef alınacağını öngörüp, sessiz kalmak isteyebilirler.

İşte TSB (Türkiye Sigorta Birliği) tam da bugün lazım.

Sektörün sesi olmalılar. Sadece Kamu otoritelerine değil, yasama’ya, yargıya kısaca kamu oyuna bu sorunu anlatmaları ve çözüm yollarını da önermeleri gerekir.

Geç bile kalındı, fakat zararın neresinden dönülse kar’dır.

ABD’de Sektörlerin GSYH İçindeki Payları ve Dijitilizasyon

The Wall Street Journal, Real Economics’de The New U.S. Digital Divide: Between the Haves and the Have-Mores başılıklı yazı ekinde çok güzel olduğunu düşündüğüm bir tablo yayınlandı.

The MGI Industry Digitilization Index başlıklı tabloda;

industry_digitization

ABD’de 21 sektörün, GSYH dan aldıkları paylar, İş Gücüne katkı oranları, 2005- 2014 ikinci yarısı döneminde Verimlilik Büyümesi gibi göstergeler var ki; Dünya’nın bir numaralı ekonomisinde hangi sektörler ekonomide ne pay alıyorlar?, Dijitilizasyon oranları ve daha bir çok faydalı rakam sunması açılarından güzel bir tablo.

 

Herkese Barış, Sağlık ve Mutluluk dolu yeni yıl diliyorum.

Türk Ekonomisi’ne Taze Kan: Menkul Kıymetleştirme (Mortgage Securitization)

Türk Bankacılık Sektörü, 2001 krizi ardından gerçekleştirilen düzenlemeler ile 2008 krizine Dünya’nın pek çok ülkesinden farklı olarak yüksek Sermaye Yeterlilik Rasyoları ile girdi. Bir dönem %19 gibi, çok yüksek oranlara ulaştı.

Bununla birlikte son yıllarda Tüketicinin Korunmasına dönük düzenlemeler, özellikle Faiz Dışı Gelirlerde yaşanan kaybın da etkisi ile Sermaye Yeterlilik Rasyoları’nda aşağı yönlü bir ivme sürmekte.

Oysa;

  • Bankaların Sermaye Yeterlilik Rasyolarını koruyacak ve hatta yükseltecek,
  • İnşaat sektörünü, bankalar vasıtasıyla ekonomiye enjekte edilecek yeni kaynak ile canlandıracak,
  • Bireylerin ev sahibi olmalarını kolaylaştıracak,
  • Sigorta sektörüne “Tapu Sigortası” ürünü ile yeni bir ivme katabilecek,
  • Tapu mevzuatında son yıllarda devam eden alt yapı gelişmelerini hızlandıracak,

Çok önemli ve Dünya’da yaygın bir enstrüman var: Menkul Kıymetleştirme (Mortgage Securitization)

MENKUL KIYMETLEŞTİRME (MORTGAGE SECURITIZATION)

Menkul kıymetleştirme; ipotekli kredi alacakları gibi varlıkların bir havuzda toplanarak menkul kıymete dönüştürülmesi yani sermaye piyasalarında alım satımı yapılabilecek tedavül kabiliyeti olan varlıklar haline getirilmesi sürecidir. Menkul kıymetlere dönüştürülen bu varlıklar daha geniş bir yatırımcılar grubuna satılabilir ve bu yolla fon sağlanır. Menkul kıymetleştirme sonucu ihraç edilen menkul kıymetlere VDMK denir.

Varlığın temsil ettiği alacak hakları ihraç edilen menkul kıymete dayanak oluşturur.

Menkul kıymetleştirmede alacaklar alacak hakkı sahibi tarafından değil bu alacaklara güvence oluşturmak amacıyla devreye giren ipotek finansman kuruluşları tarafından ihraç edilir.

Menkul kıymetleştirme uygulamaları kredilerin ya da farklı alacakların sermaye piyasalarında işlem gören menkul kıymetlere dönüştürür ve alacak hakkı sahiplerinin fon ihtiyacını temin eder.

MENKUL KIYMETLEŞTİRMENİN SAFHALARI

  • Varlıkların (alacakların) Analizi Ve Seçimi

Alacakların ve bu alacakların teminatlarının (ipotekler) hukuken geçerli olması

Tahsil edilememe risklerinin düşüklüğü gibi hususlar değerlendirilir.

  • Ödeme Yapısının Belirlenmesi

Süreç içinde alacaklardan gelen nakit akımının doğrudan menkul kıymet sahiplerine aktarılması ya da bu nakit akımından elde edilen getirinin belli aralıklarla menkul kıymet sahiplerine ödenmesi seçeneklerinden birine karar verilir.

  • Alacakların İpotek Finansman Kuruluşuna Devri

Devir sözleşmesi yapılması

  • Menkul Kıymetlerin İhraç Ve Satışı

Diğer borçlanma senetleri gibi ihraç ve halka arz yapılır.

  • Alacakların Tahsili Ve Menkul Kıymet Bedellerinin Vadesinde Ödenmesi

Alacak tahsilini ipotek finansman kuruluşları değil ya alacağını devreden şirket ya da dışarıdan hizmet sunan özel bir kuruluş yapar.

HUKUKİ ALTYAPI

  1. 5582 Sayılı Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
    • 21.12.2007 tarihli Sermaye Piyasası Kanunu’nda değişiklikler öngören İpotek Finansman Kuruluşları’nın ilk kez tanımlandığı kanundur.
  1. İpotek Finansman Kuruluşlarına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ
    • 17.07.2014 tarihli İpotek Finansman Kuruluşlarına ve bu kuruluşların faaliyetlerine ilişkin esasları düzenleyen Sermaye Piyasası Kurulunca yayımlanmış tebliğdir.

İPOTEK FİNANSMAN KURULUŞLARI:

Münhasıran İpotek Finansman Kuruluşlarına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’de belirlenen faaliyetleri gerçekleştirmek amacıyla anonim şirket şeklinde kurulmuş olan sermaye piyasası kurumlarıdır.

İpotek finansmanı kuruluşlarının; kuruluşuna, faaliyet ilke ve esaslarına, faaliyetler itibariyle izin esaslarına, tabi olacakları yükümlülüklere ilişkin hususlar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun uygun görüşünü almak suretiyle, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenir.

  1. a) Varlıkları devralabilir, varlıkları devredebilir, devralınan varlıkları yönetebilir ve varlıkları teminat olarak alabilir,
  2. b) Devraldığı veya teminat olarak aldığı varlıklar karşılığında ipotekli sermaye piyasası aracı ihraç edebilir,
  3. c) KFF(Konut Finansmanı Fonu), VFF(Varlık Finansmanı Fonu) veya VKŞ(Varlık Kiralama Şirketi) kurucusu olabilir,

ç) Fon kurmaksızın İDMK(ipoteğe dayalı menkul kıymetler) ve VDMK(Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler) ihraç edebilir,

  1. d) Sermaye piyasası araçlarının ihracından veya varlıkların temininden kaynaklanan yükümlülükler için esasları Kurulca belirlenen şekilde garanti verebilir,
  2. e) Kurulun İTMK(ipotek teminatlı menkul kıymetler) ve VTMK(Varlık Teminatlı Menkul Kıymetler) ile İDMK(ipoteğe dayalı menkul kıymetler) ve VDMK’ya ilişkin düzenlemeleri uyarınca hizmet sağlayıcılığı veya nakit yöneticiliği faaliyetinde bulunabilir,
  3. f) Faaliyetlerinin gerektirdiği risk yönetimi amaçlı işlemleri yürütebilir,
  4. g) Kurul tarafından izin verilen diğer faaliyetleri yerine getirebilir.

Uzun yıllar önce hukuki alt yapısı hazırlandığı halde pratikte bugüne kadar sadece kısıtlı sayıda Banka ve/veya Mortgage şirketinin kullandığı Mortgage Securitizasyonu işlemlerinin yapılacak yasal düzenlemelerle önünün açılması aynı anda pek çok sektörü pozitif etkileyecektir.

  • Bankacılık Sektörü:

Portföylerindeki ipotekleri teminat göstererek daha düşük maliyetli dış kredi sağlayabilirler.

Mevcut mevzuatta en önemli eksiklik, gelişmiş ülkelerdeki uygulamaların aksine, securitization için kullanacakları portföydeki riskin de, borç verenlere devrinin mümkün olmaması. Türkiye’de bankalar, securitizasyonun teminatı olarak gösterdikleri portföy havuzundan, vade içerisinde riskli hale gelen gayrimenkulleri çıkartarak yerlerine riski olmayan gayrimenkulleri koyuyorlar ki, aslında temiz risklerini satıp kirli riskleri üzerlerinde tutuyorlar. Oysa kredi veren, yapacağı kapsamlı inceleme sonucu kredi verdiği portföyün tamamının iyi ya da kötü riskini satın almalıdır. Bu kapsamda FU Gayrimenkul gibi ipotek tesisinde uzmanlığı ve tecrübesi yüksek kurumlardan tesis edilen ipoteklerin teminat değerinin tespiti çalışmalarında destek alınabilir.

Böylece Bankalar bu portföyün securitize edilmesiyle birlikte, portföyün risklerini de devretmiş olacaklarından, portföyü Bilançolarından çıkartabilecekler ve böylece Sermaye Yeterlilik Rasyolarını yükseltebileceklerdir.

  •  İnşaat Sektörü:

Bankaların özellikle dış piyasadan daha ucuz maliyet ile borçlanmaları, riski devretmeleri ve sermaye yeterlilik rasyolarını yükseltmeleri neticesinde ekonomiye girecek taze para ile yeni ve çok daha fazla sayıda gayrimenkule kredi sağlayacak olmaları satışlar ve aynı zamanda inşaat sektörünü destekleyecek ve büyütecektir.

  • Sigorta Sektörü;

Bankaların risklerini kredi verene devredebilmesi, aynı zamanda o portföyde yer alan gayrimenkullerin sorunlu hale gelmesi durumunda takibe geçilmesinde ipotek lehtarı olarak gözüken Bankaların, lehtarlık kabiliyetlerinin Bankalara kredi veren tarafa geçmesi gerekliliğini de ortaya çıkartacaktır.

Diyelim ki Bankanın securitize ettiği gayrimenkul havuzunda riski çok-az 10.000 ipotekli gayrimenkul var. Banka kredi teminatı olarak lehtarı olduğu ipoteği tesis etti, ardından bu gayrimenkulü bir havuz içerisinde securitizasyon teminatı olarak dış piyasada bir (veya daha çok kreditörden oluşan organizasyona) kredi verene sattı. 10 yıllık dönem içerisinde artık bu kredi teminatındaki ipotekli gayrimenkullerde borcun ödenmesinde problem yaşandığında, gerçekleştirilecek takip de lehtar securitizasyon kuruluşu olacaktır. Mevzuatın bu yönde değiştirilmesi veya esnetilmesi gerekecektir.

İşte bu aşamada Türkiye’de uzun yıllardır konuşulan ancak özellikle Tapu İşlemlerinin Devlet Garantisi’nde olması prensibi nedeniyle gelişemeyen Tapu Sigortası devreye girmelidir. Türkiye de mevcut gayrimenkullere Tapu Sigortası yapılabilmesi ise birden bire Sigorta Sektörü’ne yeni ve güçlü bir potansiyel getirecektir.

Elbette söz konusu gelişmelerden en fazla fayda sağlayacak taraf da nihai tüketiciler olacaktır. Bu tür düşük maliyetli dış kaynak kullanabilecek bir diğer kurum da TOKİ (vb.) olabilir.

Obtain your Title with expertise in Turkey

It has not been long since we introduced SAĞLAM TAPU (Clear Title). Now, we are about to launch a brand new service. 

SAĞLAM TAPU, our service that aims to fulfill the needs of retail customers at Land Offices through our extensive lawyer network, will start to work together with CMB (Capital Market Board) -licensed Real Estate Assessment companies. Through our new service that we have named TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ (Property Risk Analysis), we came one step closer to our goal of positioning SAĞLAM TAPU as a portal, where all products and services needed by anyone who will acquire a real estate are offered. 

SAĞLAM TAPU will satisfy the needs of the customer, who never made a real estate transaction, but also is aware of the fact that working with a professional will significantly decrease the related risks, through a technical analysis of the real estate with its new service TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ. 

SAĞLAM TAPU is a customer oriented consultancy service that controls the transactions before, during and after obtaining certificate of ownership through SAĞLAM TAPU experts. TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ, on the other hand, is a new service that offer information about housing and settlement plans, real estate projects and similar topics through CMB-licensed real estate assessment companies. Because we do not wish to be involved in the commercial relationship between the buyer and seller, we offer a study that summarizes location confirmation of the real estate, whether there is a risk of swap, construction conditions, conformity with project, physical condition, and other positive and negative traits of the real estate, without any valuation, through TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ. 

When a customer applies to a bank for a mortgage loan, an assessment report about the real estate is prepared; at the time of establishing a mortgage on the real estate, some other control mechanisms are initiated. The bank, in order to collateralize its loan, therefore, indirectly offers some other services to its clients. Conversely, if there is no mortgage loan involved in the transacion, the process progresses more according to the goodwill of the parties involved. 

SAĞLAM TAPU starts with the examination of the registration of the real estate at the land registry office, and continues with the informing of the client through SMS, e-mail and telephone. After the start of the registration process, while the documentation is checked for conformity with the land registry and the will of the customer, it is also targeted to make the registry procedure easily understandable by explaining all the limitations on the registration and related risks to the customer. Through TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ, this content is expanded. Through the reports prepared by the support of the CMB (Capital Market Board) -licensed real estate assessment companies after detailed project examinations at the municipalities and land registry offices, you will know for sure if the house you liked is really the house you are buying. In short, the specialist help you seeking, exists under SAĞLAM TAPU as double specialist help under a single product in SAĞLAM TAPU. 

You can call our Call Center (0850 273 23 23) for detailed information and the services offered through SAĞLAM TAPU. 

I recommend those that wish to understand better our product that did not exist in the market before to watch our teaser. Don’t forget to follow SAĞLAM TAPU on social media for fun content: 

https://www.facebook.com/SaglamTapu https://twitter.com/SaglamTapu 

https://www.linkedin.com/company/sağlam-tapu 

https://plus.google.com/+SaglamTapu

 Also, you can reach dozens of different information on real estate world at the SAĞLAM TAPU BLOG 

http://blog.saglamtapu.com

İnsan Biriktirmek Lazım

Geçtiğimiz günlerde bir dergi röportajı için hayatımı özetlerken; bu sene Ekim ayında 25. Senesini doldurduğum iş hayatımda çok sayıda farklı yerde çalıştığımı bir kez daha gördüm.

Sonra, bu 25 sene bana ne öğretti? diye düşündüm.

Birey olarak, gerçekten insanlık tarihi için iz bırakacak önemde bir yenilik yapmadığımız sürece, her birimiz sistemin bizlerden arzu ettiği rolü oynuyor, bilgi ve tecrübelerimizle çalıştığımız kuruma değer katmaya çalışıyoruz.

Aradan zaman geçtikten sonra fark ediliyor ki, “siz olmasanız da” kurumlar gelişimlerine devam ediyorlar.

Geriye ne kalıyor? İnsanlarla kurduğunuz ilişkiler.  İyi ya da kötü.

Galiba yeni bir iş veya özel hayatta da insanın biriktirebileceği en iyi sermaye de “iyi kurulmuş insan ilişkileri.” Çok paranız olsa dahi yapılamayacak işler, iyi ilişkilerle kurulup oluşturulabiliyor.

Üzerimizdeki iş kimliğimizi bıraktığımız gün, o iş için yaptığımız bütün (bizce) önemli şeyler tarih oluyor. Oysa dostluklar, samimi ilişkiler, iş kimliği sonrasında da devam ediyor.

Alem-i Cihan olsan iş, görev, çalışma bir noktada bitiyor. Bakın çevrenize, kaç duayen geldi gitti. Kurumlar ise devam.

Çalışma hayatının sonunda neyi başardım sorusuna verilecek en güzel yanıt da “iyi dostluklar kurdum, iyi insan biriktirdim” diyebilme mutluluğu olsa gerek.

Ne dersiniz?

 

 

Avrupa Ülkelerinde Dağıtım Kanalları

Yoğun bir Linkedin kullanıcısı olmam ile birlikte, Facebook’u sevemedim. Ama, son günlerde Facebook üzerinden 12 Haziran 2012 tarihinde yayınladığım Blog yazım “Sigortacılık: Gelecek 10 Yılın Sektörü” yazıma yoğun bir ilgi olduğunu fark ettim.

Tam olarak konu ne? Tartışmalar hangi yönde? bilmiyorum ancak, Avrupa Sigorta ve Reasürans Şirketleri Federasyonu – CEA tarafından yayınlanan tablonun ilgi çektiğini anlıyorum ki, potansiyeli göstermesi açısından, ilgi çekmeyi de hak eden bir tabloydu.

Bu ilgi CEA raporlarına bir kez daha bakmama yol açtı. İlginç bir tabloya daha ulaştım. 2012 yıl sonu itibari ile hayat dışı branşlarda, Avrupa ülkelerinde sigorta dağıtım kanalı oranlarını içeriyor.

Farklı ülkelerin Türkiye’ye benzeyen ve benzemeyen dağıtım kanalı oranları, okuyanlara farklı farklı şeyler ifade edebilir. Kimisi için bardak dolu iken kimisi için de bardak boş anlamına gelebilir.

Herkesin kendi bakış açısıyla değerlendirmesi dileklerimle tabloyu aşağıda sunuyorum.

Avrupa Dağıtım Kanalı

Tapunuzu Uzmanlıkla Alın!

FU olarak SAĞLAM TAPU’yu tanıtalı çok olmadı. Şimdiyse yepyeni bir hizmeti daha tanıtmak üzereyiz!

Bireysel müşterilerin tapu müdürlüklerindeki ihtiyaçlarını yaygın avukat ağı ile karşılamayı hedefleyen ürünümüz olan SAĞLAM TAPU; artık SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Firmaları ile çalışacak. TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ adını verdiğimiz yeni hizmetimiz ile, SAĞLAM TAPU’yu gayrimenkul edinmek isteyenlerin ihtiyaç duyacağı tüm ürün ve hizmetlerin sunulacağı bir portal haline getirme amacımıza bir adım daha yaklaştık.

SAĞLAM TAPU; daha önce gayrimenkul alım işlemi hiç yapmayan ancak bir profesyonelle çalışmanın riskleri ne kadar önemli ölçüde azaltacağını bilen müşterilere sunduğu yeni hizmeti olan TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ ile satın almak istediği gayrimenkulün teknik bir analizini de yaptırmak isteyenlerin ihtiyacını giderecek.

SAĞLAM TAPU; gayrimenkul satın alan müşterilerin, tapu işlemleri öncesinde, esnasında, ve sonrasında SAGLAMTAPU.COM uzmanları tarafından işlemlerinin kontrolünü gerçekleştiren, alım-satım işlemlerinde müşteri odaklı konumlanan bir danışmanlık hizmeti. TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ ise; SPK Lisanslı Ekspertiz firmaları aracılığı ile, gayrimenkule ilişkin belediyelerdeki iskân, proje ve benzeri konulara ilişkin bilgilerin de sunulduğu yeni bir hizmet. TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ ile alıcı ve satıcı arasındaki ticari ilişkiye girmek istemediğimiz için, gayrimenkul ile ilgili eder-fiyat çalışması yapmadan; taşınmazın konum teyidi, trampa riski taşıyıp taşımadığı, yapılaşma koşulları, projesine uygunluğu, fiziksel durum tespiti ve olumlu – olumsuz özelliklerini de özetleyebilecek bir çalışma sunuyoruz.

Bankalardan konut kredisi talep edildiğinde, krediye konu konut ile ilgili bir ekspertiz raporu hazırlanıyor, ipoteğin tesisi aşamasında ise farklı kontrol mekanizmaları çalıştırılıyor. Banka, kredisini güven altına almak için, konut kredisini kullanacak müşterisine de bir takım hizmetleri sunmuş oluyorlar. Buna karşın kredi söz konusu değilse, işler biraz daha tarafların karşılıklı iyi niyetine bağlı ilerliyor.

SAĞLAM TAPU, gayrimenkulün kayıtlı bulunduğu tapu müdürlüğünde tapu kütüğü incelemesi ile başlıyor, müşterinin SMS, E-Mail ve Telefonla bilgilendirilmesi ile devam ediyor. Tapu işlemlerinin başlamasının ardından hazırlanan evrakın müşterinin iradesi ve tapu kütüğü ile uygunluğu tekrar kontrol edilirken, tapu kayıtları itibariyle kısıtlamalar olarak belirtebileceğimiz ‘Takyidat’ riskinin de olası sonuçları belirtilerek müşterinin nezdinde tapu işlemlerinin kolay anlaşılır kılınmasını hedefleniyor. TAŞINMAZ RİSK ANALİZİ ile birlikte de bu kapsam genişliyor. SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Firmalarından destek alarak hazırlanan raporlarda belediye ve tapu müdürlüklerinde yapılacak olan detaylı proje incelemeleri ile beğendiğiniz ev, aldığınız ev mi bileceksiniz. Kısacası gayrimenkul alırken aradığınız uzman desteği, tek üründe iki uzman yardımı hizmeti olarak SAĞLAM TAPU’da yer alıyor.

SAĞLAM TAPU ve sunduğu ürünler ile ilgili daha detaylı bilgi için Çağrı Merkezi’mizi (0850 273 23 23) arayabilirsiniz.

Daha önce var olmayan yeni ürünümüzü daha iyi anlamak isteyenlere “Tanıtım Filmimizi” izlemelerini öneriyorum. Konuya dair eğlenceli içerikler için SAĞLAM TAPU’yu sosyal ağlarda da takip etmeyi unutmayın:

https://www.facebook.com/SaglamTapu https://twitter.com/SaglamTapu

https://www.linkedin.com/company/sağlam-tapu

https://plus.google.com/+SaglamTapu

Yine gayrimenkul dünyasına dair onlarca farklı bilgiye de SAĞLAM TAPU BLOG üzerinden erişebilirsiniz:

http://blog.saglamtapu.com

Kuzguncuk’un Bıçkın Martısı

Kuzguncuk’ta denize açılan küçük bir park var, Kuzguncuk Parkı. Yan tarafında yıllardır değişmeyen menüleri ve hizmet anlayışı ile Çınaraltı Kafe ve İsmet Baba Balık Lokantası hizmet verir.

Biz de bu parkı ziyaret etmeyi, çayımızı kahvemizi içmeyi, bu sıcak havalarda denizden esen esintiyi içimize çekmeyi çok severiz.

Son bir yıldır parkın iki daimi müdaviminin daha varlığı dikkatimizi çeker oldu.

Gagasında kırmızı bir leke bulunan “mahallenin bıçkın martısı” ile seçtiği insanların yanına uzanıp kendisini sevdiren “gri-beyaz kedisi.”

Önce kediyi gözlemleme fırsatım oldu.

Her gün belirli saatte İsmet Baba Balık Lokantasına küçük bir ticari araç balık getiriyor. Çok sayıda kasanın arabadan İsmet Baba’ya taşınması sırasında kedi her seferinde taşıyanlara refakat ediyor.

Beklenti açık ve net “Bana da balık düşer mi? Acaba” Evet her gün ona da bir balık düşüyor. Taşıyıcı bir balığı ayırıyor ve taşıma işleminin sonunda kediye veriyor.

Ve martı;

Gün içerisinde satılacak balıklar her gün İsmet Baba çalışanlarınca, Lokantanın verandasında, neşeli sohbetler eşliğinde temizleniyor. Bu sırada hem İsmet Baba’nın çatısı ve hem de karşı binanın çatılarında onlarca martı toplanıyor. Bir tanesi verandanın camının etrafında uçuyor ve ne zamanki balıkların temizlik işlemleri bitiyor, çalışanlardan bir tanesi balıkların artan kısımlarının olduğu leğeni eline alıp, ayağa kalkıyor. Birden ortalık feryat-figan, martı bağırışları ile doluyor.

Bu bir seremoni olmuş. Çalışan elindeki leğen ile yavaş adımlarla iskeleye iniyor, oradaki betona döküyor. Onlarca martı hep birlikte ziyafete iniyorlar.

   unnamed

Aralarda martılardan çekinen kediler, biraz güvercin, biraz karga ve biraz da küçük kuşlar var. 30 saniye ile bir dakika arasında ben diyeyim 10, siz deyin 15 kilo kadar balık artığından eser kalmıyor.

IMG_0278

Ziyafetin sonlarına yakın, birden ortaya bıçkın, delikanlı, gagasında kırmızı bir leke olan martı çıkıyor ve o anda orada bulunan tüm canlıları püskürtüyor. Karnını doyuruyor, iskeledeki kayığın tentesine veya İsmet Baba’nın verandasının çatısına çıkıyor ve son kırıntıları yemek isteyen her kim olursa pike yaparak onları uzaklaştırıyor.

IMG_0282

Günün hangi saati olursa olsun, işte o martı hep Kuzguncuk sahilde. O kedi de etrafta.

Dün yine sahile gittim. Ramazan dolayısı ile İsmet Baba bir aylığına kapalı. Martı çatıda, kedi sahilde. İkisi de biraz zayıflamış görünüyor.

Bayramın gelişine onlar da çok sevinecekler.