Akademi ve İş Dünyası Daha Yakın Çalışmalı

Bir süredir eşimin Doktora çalışmaları kapsamında katıldığı Üniversite kongrelerine ben de eşlik ediyorum. Farklı Üniversitelerden araştırmacıların her biri 15 dakika süren araştırma sonuçlarını anlattıkları sunumları dinlerken de yeni yeni bilgiler ediyorum.

Örneğin,  Bandırma 17 Eylül Üniversitesi’nde katıldığım Kongrede adı geçen Üniversite hoca ve öğrencilerinin gerçekleştirdikleri bir sunumda; Sanayi 4.0 ile artık ekonomilerde “Karanlık Fabrikalar” (Tamamen insansız olacağından aydınlatılmaya gerek olmayan üretim tesisleri) döneminin gelmekte olduğunu öğrendim.

Son dönemin moda trendlerinden Paylaşım Ekonomisi (İnsanların sahip oldukları mal ve hizmetleri başkaları ile paylaşmaları) konusunda da çok güzel bir çalışmayı ise başından sonuna kadar ilgi ile takip ettim.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, İşletme Bölümü’nde Doktorasını yapmakta olan Aycan Bul ve danışman hocası Prof. Dr. Süphan Nasır; Paylaşım Ekonomisine dair bir araştırma yaptılar.


Bu alanda Literatürde çok az çalışmadan biri olduğunu sunumdan öğrendiğim, çalışmanın sonuçlarını Bandırma 17 Eylül Üniversitesi’ndeki Kongrede sundular.

Çalışma; Türk ve Amerikalı tüketicileri kapsayan 1.200 kişiyle gerçekleştirilen bir anket ile şekillenmiş.

Bandırma 17 Eylül Üniversitesi’ndeki sunumda söz konusu çalışmanın, Türk tüketicilerin araba ve yolculuk paylaşımı hizmetlerine olan tutumlarına ilişkin bulguların sunulduğu ilk Bölümü dinledim.

Kısaca öğrendiğim; Türk tüketicilerinin Paylaşılmakta olan araç veya yolculuk hizmetlerine ilişkin çok hassas oldukları bir kaç konu var ki; yatırımın geleceğini etkileyebilir.

Türkiye’de paylaşım ekonomisine dayalı faaliyette bulunan (Uber, Bla-Bla Car, Volt, Yo-Yo, Zip Car vb gibi) veya bulunmak isteyen yeni yatırımcılar bu çalışma sonuçlarında yer alan hususlara uygun bir pazarlama stratejisi, politikası ortaya koymazlar ise ticari başarıya ulaşmaları ya çok zor ya da çok zaman alacak gözüküyor.

(Çarpıcı sonuçları merak edenler yakında Bilimsel mecralarda yayınlanacak çalışmayı okusunlar diye öneririm.)

Katıldığım seminerlerde bir defa daha gördüm ki İş Dünyası ve Akademik Dünya daha yakın çalışmalılar. Tıpkı Global Ölçekli firmalarda bizzat şahit olduğum, örneklerde olduğu gibi.

4. Sanayi Devrimi ve Çocuğumun Mesleği

Zaman zaman, özellikle oğlum bana şu soruyu soruyor: Baba Büyüyünce Ben Hangi Mesleği Seçeyim?

En basit örneği: “Akıllı bir buzdolabının, o anda içerisinde bulunan yiyeceklerden eksik olanları, en yakın marketin bilgisayarındaki “sipariş alma” programına sipariş etmesi” şeklinde özetlenebilecek 4. Sanayi Devrimi’nin insan hayatına doğrudan etkileri olacak.

Çocuklarımızın geleceğe hazırlanmasında Makine’den, Makine’ye iletişimin gerçekleşeceği, üretim süreci içerisinde neredeyse hiç insan emeğinin kalmadığı, yeni sanayi yapısının yakın geleceğe etkilerini bugünden öngörmek ve ona göre hareket etmek gerekli.

  • Buhar Teknolojisinin kullanılması; 1. Sanayi Devrimi,
  • Elektriğin sanayide kullanılması: 2. Sanayi Devrimi,
  • Bilgisayar Teknolojilerinin kullanılması: 3. Sanayi Devrimi,

Olarak adlandırıldı.

  1. Sanayi Devriminde Bilgisayar sistemlerine insanlar komut ediyordu. 4.Sanayi Devriminde ise akıllı makinelerden, süreç içerisinde her adımda birbirleri ile “konuşan” makinelerden bahsediliyor.

Bu yeni sanayi devrimi günlük hayatımızı nasıl etkileyecek? Sizin yerinize arabayı kullanan sürücüsüz arabaların yeni şoförleri bilgisayarlar, trafik sinyalizasyon sistemi ile entegre olarak trafikte hareket edecekler. Sevdiğiniz oda sıcaklığına göre cep telefonlarınızın komutu, siz daha ulaşmadan ofisinizdeki havalandırmayı çalıştıracaklar. Üretimde gerekli ürünün imalatında; tasarımdan, ara mal siparişine, üretime ve belki de Dünya’nın neresinde bu mala ihtiyaç olduğuna kadar bütünleşik süreçleri insan eli, aklı değmeden makineler tamamlayacaklar.

Görünen o ki; günümüzde dijital teknolojinin insan emeği ile işbirliği ile gerçekleştirdiği süreçlerde, yakın gelecekte 4.Sanayi Devrimi sonrası insan emeğine ihtiyaç kalmayacak.

Gelecekte insanlar ne iş yapacak?

Ya süper eğitilmiş ve söz konusu akıllı makineleri tasarlayan beyinler olacaklar.

Ya da fiziki güç gerektiren çok basit işlerde görev yapabilecekler.

Aradaki iş gücüne gerek kalmayacak. Elbette spor, müzik, sinema, moda tasarım gibi yaratıcılık gerektiren işlere devam.

Bugün iş yerime gelirken radyoda dinlediğim bir haber ilginç geldi. Bulgar Devleti, yabancı istihbarat saldırılarından korunmak için bazı tutanakları bilgisayar yerine, tekrar daktilo ile yazmaya karar vermiş. Benzer şekilde acaba, 4. Sanayi Devrimi insan emeğini tamamen minimize edecek diye, sanayi teknoloji seviyemizi 3. Sanayi Devriminde tutmaya gayret ve ısrar mı etsek?

Olmaz tabi.

Suyun akışına ters yönde kürek çekmek ile yorulmak ve yıpranmaktan öte gidilemez. O zaman büyüyünce benim çocuğum hangi mesleği seçmeli ve belki de bugünden hazırlanmalı?

Ya kendisini çok çok iyi yetiştirsin, ya emek kuvveti kullanabilen fiziki yapıya ulaşmayı hedeflesin ya da yaratıcılık ve sanat ile ilgili bir alan seçsin. Çünkü Dünya bu yöne gidiyor…