Sürü Liderliği (Swarm Leadership)

Geçtiğimiz günlerde Lavanta tarlasındaki çalışmalarımıza ilişkin Linkedin üzerinden yaptığım paylaşım, 29.000 kişi tarafından görüntülendi. Bu rakam benim Linkedin bağlantılı olduğum kişi sayısının neredeyse 5 katı. Bu denli ilginin; İnsanlarda bir kaçıp gitmek, doğa ile ilgilenmek, bir şeyler üretmek isteğinden kaynaklandığını düşünüyorum.

Evet, Kapadokya’da tarım alanında bir takım emeklilik planlarımızı şimdiden hayata geçiriyoruz ve Lavanta yetiştiriciliği için çalışmalara başladık ama henüz iş dünyasını bırakıp bir yere gitmiyoruz. Lavantalarımızdan %100 verim almak için  3 yıl beklememiz gerekiyor. Sonrası için de planlarımızda iki coğrafyalı bir hayat kurmak var. İstanbul-Ürgüp.

Kurumsal hayata bilgi ve tecrübelerimizle katkı sağlamaya devam. Ama üretmek için güncel de kalmak lazım. Güncellik sadece çalışarak değil teorik olarak da korunmalı. Bu da eğitim ile sağlanabiliyor.

Eğitimin sadece ilgili alandaki bilgi birikimi değil, insanın genel vizyonuna ve hayata bakışına da katkıları olduğuna inananlardanım.

Bu düşüncelerin ışığında Fmv Işık Üniversitesi Executive MBA programına başvurdum ve Şubat 2022 den bu yana da tekrar öğrencilik günlerime geri döndüm.

Ödevlerim, sınavlarım, pek çoğu yabancı olan arkadaşlarım var. Ama daha önemlisi önceki eğitim hayatımda görmediğim yeni derslerim var. Neuromarketing bunlardan bir tanesi. Bir diğeri Liderlik ve Ekip Yönetimi.

“Bunca senedir liderlik yapıyorsun sana ne katacak” diyen arkadaşları duyar gibiyim. İşte bu yazımda durumun hiç te öyle olmadığını anlatan benim için yeni bir Liderlik türünden sizlere bahsetmek istiyorum.

Swarm Leadership- Sürü Liderliği.

Son birkaç yıldır iş dünyasında “Çevik (Agile) Yönetim” tabirlerini çok kullanıyoruz. Ama ben MBA programına başlayıncaya kadar Sürü (Swarm) Liderliği tabirini duymamıştım.

Doç. Dr. Ahmet Hakan Yüksel’ın,  “Leadership and Team Management” dersindeki, Sürü Liderliği konseptini şimdilik  kısıtlı bilgilerimle de olsa sizlerle paylaşayım.

Sürü liderliği, fark yaratmayı amaçlayan insan grubunun, organizasyonda hiyerarşik bir lider olmaksızın,  birlikte geliştirdikleri ortak davranışın, hedefler doğrultusunda bilinçli kullanımı şeklinde tanımlanabilir.

Bu yapıda, başkalarının sürü içerisindeki katkısını kontrol etme veya düzenleme ihtiyacı ortadan kalkmaktadır. Kendini bütünün bir parçası ya da yansıması olarak görmek ve  “bütüne bir parça olarak” yardım etmek temeline dayalı Liderlik biçimidir.

Zaman zaman gökyüzünde kuşların sürü şeklinde uçmak suretiyle meydana getirdikleri şekiller, bu liderlik şeklini anlamak-anlatmak için en sık kullanılan görsel örneklerden birisidir. Ama ben biraz daha akılda kalıcı bir örnek vermek istiyorum.

Yaz mevsimine girerken bir bal arısı kolonisi, tek bir arı kovanında yaşayan on binlerce arıdan oluşmaktadır. İlk bakışta tam bir karmaşa gibi gözüken bu durum, aslında çok iyi organize olmuş bir süper organizmadır. İster kraliçe, ister işçi ister de erkek arı olsun bu topluluğun tüm üyeleri, aynı hedefe kilitlenmiştir: Koloninin ve çocuklarının hayatta kalmasını sağlamak.

Farklı sebeplerle yuva değişikliği yapacak arı kolonisinin sürüsü için, nispeten küçük bir kâşif arı alt kümesi (kovandaki arı popülasyonunun %3-5’i) potansiyel olarak birkaç kilometre uzakta, uygun yeni bir yuva yeri için çevreyi saatler veya günler boyunca, araştırır.

Potansiyel bir yuva alanı bulunduğunda haber diğer sürü üyelerine iletilir ve fikir birliği sağlanırsa tüm koloni yeni yuvasına taşınır.

Sonuç olarak, binlerce arının (kraliçe dahil) rehberliği, nispeten az sayıda bilgili izciye emanet edilmiştir. Bu yolculukları izleyen gözlemciler, izci arıların yolculuk süresince, yeni yuva alanına doğru birlikte bir dizi yüksek hızlı hareket gerçekleştirdiğini not etmektedirler.

Bal arılarının kolektif bir liderlik modeli vardır. Kraliçe arının lider olarak karar verme yetkisine sahip olduğu doğru değildir. Bilinenden farklı olarak, kraliçe arının rolü yalnızca koloniyi çoğaltmak ve beslemektir. Sürü Liderlik yapılanmasında fikirler ve kararlar, liderler veya merkezi bir otorite aracılığıyla değil, sürü içinde paylaşılarak alınır ve kendi kendini organize eden üyeler aracılığıyla yönlendirilir. Sürü Liderliğine bu nedenle “paylaşılan ve dağıtılan liderlik” ismi de verilmektedir.

Bu yaklaşım iş dünyasında da uygulanıyor.

Örneğin Spotify’da otonom ekipler, inovatif ürünler geliştirebilmek için uçtan uca sorumluluğa sahip, çapraz işlevli, kendi kendini organize eden şekilde çalışmaktadırlar.

Bu yapılanma biçimi, ekiplerin çevik olmasını sağlamakta ve grup büyüdükçe bireysel katkıların azalması, sorununu da ortadan kaldırmaktadır.

Starbucks, Procter & Gamble, Lufthansa, Dell EMC ve Volkswagen gibi işletmeler de, tasarım ve yenilik yapmak için Açık İnovasyon Platformları aracılığıyla bu “kolektif etkiyi” başarıyla kullanmaktadırlar.

Son zamanlarda çok gündemde olan İHA’lar için ve Yapay Zeka çalışmalarında da, Sürü Liderliği uygulamaları sıkça araştırmalara konu olmaktadır.