Teşhis Yanlış, Kimse Kimseyi Suçlamasın.

Yıllardır Sigorta Sektöründe “rekabet nedeniyle fiyatların düştüğünü ve sigorta şirketlerinin kar edemedikleri” söylemini dinleriz.

Oysa daha önce bazı yazılarımda da dile getirdiğim üzere kar edilememesinin nedeni  rekabet  değildir.

Bence karsızlığın nedeni: Daha kolay olduğu için ağırlıklı olarak, “Ticari ve Kurumsal müşteriler portföyüne hizmet verilmesinin bir sonucudur.” Sınırlı sayıda müşterinin yer aldığı bu pazardan pay kapma yarışıdır.

Oysa Bireysel ve KOBİ ler den oluşan devasa bir Pazar yeterince işlenmemiş olarak kenarda bekler. Kasko sahibi müşterilerin, araç sahiplerine oranının %30 lar da olması bunun en büyük kanıtıdır. Ya da konut sigortasının penetrasyon oranının %12 ler de kalması.


Peki bu süreçte aracılar (Acenteler, Brokerlar, Bankalar vb.) ne yapıyor? Sürecin neresinde?  Hiç olmazsa onlar kar ediyorlar mı?

Göründüğü kadarı ile büyük kısmı için cevabım” hayır.”

Çünkü, şirketlerin ticari ve kurumsal müşterilere dönük fiyatlama politikasında, yasal nedenlerle geldikleri son fiyat noktasında; aracı firmalarda komisyonlarından feragat ederek işin başka aracılara gitmesini engellemeye çalışırken, zaman içerisinde gelirleri, giderlerini karşılamaz hale geliyor.

İstisnaları var mı? Evet.

Müşteri ile bağlılığı, fiyat dışı ve daha kuvvetli bağlarla devam eden aracılar ŞİMDİLİK bu etkinin dışında.

Bireysel ve KOBİ müşterilerine dönük satış gerçekleştiren aracılar da, eğer belirli bir ölçeğe ulaştılarsa bu olumsuz gelişmelerin dışında.

Kısaca mevcut portföy yapısı devam ettikçe Önce şirketler, sonra aracılar zarar ediyorlar. Karsızlık nedeniyle yeterince gelişemeyen sigorta hizmetleri nedeniyle de bundan aslında nihai hizmet verilen müşteriler de zarar görüyorlar.

Benim düşüncem; sıkıntının gerçek kaynağı teşhis edilmedikçe, bu karsızlık probleminde taraflar diğer sektör oyuncularını suçlu göstermeye devam edecekler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.