Covid Günlerinde Dünya’da ve Türkiye’de Sigorta

Deloitte’nin hazırladığı bir çalışmada; Covid-19 pandemisinin ekonomide, hangi sektörleri olumlu, hangi sektörleri olumsuz etkilediğini, bir grafik üzerinde görme fırsatım oldu.

Çalışmaya göre, Covid- 19 salgınından en olumlu etkilenen iş kolları;

  • “Uzaktan Eğitim ve Çalışma,
  • Mobil Fitness Uygulamaları,
  • Mobil Perakende,

iken,

En olumsuz etkilenen iş kolları;

  • Ulaşım,
  • Kültür Sinema,
  • Hava yolları,

sektörleriymiş.

Bu çalışmada, “Sigorta sektöründe de Küresel ölçekte %25’lik bir daralmaya” işaret ediliyor.

Reuters Haber Ajansı’nca yayınlanan (01.06.2020) bir haberde ise;

Pandeminin genel olarak teminat kapsamı dışında olması nedeniyle Sigorta sektöründe tahmin edilen hasarların görece düşük kaldığı,

  • Sektörün mali yatırımlarının önemli bir kısmının (20 trilyon USD), ülke tahvillerinde yer aldığı, son dönemde ülke merkez bankalarının faizlerini düşürmeleri nedeniyle mali gelirlerde ciddi bir olumsuz etki ile karşılaşıldığı,
  • Dünya genelinde 11 milyar USD’na ulaşan iş hacmine sahip Ticari Alacak Sigortalarında (Bir şirketin müşterilerinin kredi ile satın aldığı mal ve hizmetler için ödeme yapmama riski) oluşan ciddi hasarlar nedeniyle de finansal tablolarda kayıplar yaşandığı; Covid-19 ile birlikte, seyahat, eğlence, havayolu şirketleri ve etkinlik iptalleri gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerde ticari kredi risklerin artışının da etkisi ile Global Sigortacılıkta çifte olumsuzluk oluştuğu,

ifade ediliyor.

 

Reasürörlerin hasarlarında artışların da tahmin edilenlerden daha fazla olması bekleniyormuş. Örneğin; Munich Re’nin öngörülen reasürans ödemelerinin 500 milyon EUR’yu bulacağının altı çizilmiş.

Hayat Sigortalarına ilişkin reasürans kayıplarının da Covid-19’dan  kaynaklı ölümler nedeniyle giderek büyüdüğü belirtiliyor.

Gelelim Türkiye Hayat Dışı Sigorta pazarındaki gelişmelere.

TSB’nin Nisan 2020  verilerine göre, ilk üç şirket sırası ile Allianz, Anadolu ve Aksigorta iken; Güneş Sigorta tamamen organik, rekor büyümesi ile dördüncü sıraya yerleşti.

Ama asıl ilginç gelişme, üç kamu şirketinin Türkiye Varlık Fonu altında, bu yılın sonuna doğru birleşmesi ile yaşanacak galiba.

Çünkü; daha önceleri bu üç şirketin birleşimi ile kurulacak yeni şirket ile hali hazırdaki lider Allianz arasında  kıyasıya bir rekabet olacağı beklenirken,

Nisan 2020 rakamlarına göre üç kamu şirketinin üretimleri toplandığında, prim üretim rakamı 3.532 milyon TL’na ulaşıyor ki, Allianz’ın aynı dönem prim üretim rakamı 2.678 mio TL. Neredeyse 1 milyon TL’lik fark ortaya çıkıyor.

Elbette yılın son çeyreği üretimde bizlere daha net rakamlar verecektir. Ancak, üretim rakamları böyle giderse tekrar liderliğe ulaşmayı hedefleyecek olan geçmiş dönem liderleri Allianz, Anadolu, Axa gibi şirketlerin sadece organik büyüme ile bu hedefe ulaşmaları zor hatta, imkansız gözüküyor.

Oysa “piyasa yapıcılık”, liderliği yaşamış şirketler için kolay kolay kaybedilmeyecek bir lüks.

Organik büyüme ile yetişilemeyecek ise, önümüzdeki bir buçuk yıllık dönemde sektörde yeni birleşmeler ve satın almalar olabilir mi?

“Covid Günlerinde Dünya’da ve Türkiye’de Sigorta” için bir yanıt

  1. Evet fark 1 mia TL olacak gibi ama şirket satın alma psikolojisi bu dönemde mi olur? 2021’e mi park eder göreceğiz.
    Ama şu bir gerçek ki rekabetçilik kavramını sektör şirketlerinin yıl sonunda kaybedeceğini düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.