Mobil Telefona Geçişteki Hızımızı, Akıllı Telefonlara Geçişte Kayıp mı Ediyoruz?

On-line sigortacılığın gelişimi ve gittiği yön konularında, yabancı konuklarımızla yaptığımız görüşmelerde, aklıma takılan önemli bir nokta da;

Avrupa ülkelerinde  “Akıllı Telefon”  sayısının, toplam mobil telefon sayısına  oranı, %65 lere ulaşırken; Türkiye’de bu oranın %10 larda kaldığı,

konusu idi.

Akıllı Telefon: Telefon çağrısı alıp-verme dışında, internete giriş olanağı tanıyan, mail gönderip-alabilen, kısaca özellikleri ile telefondan daha çok bilgisayara yaklaşan telefonlara verilen genel isim.

Türkiye’de nüfusun  genç (29 yaş) olması, teknoloji konularında çok hızla çağa ayak uydurulmasına imkan sağlarken, ilk defa teknolojik bir gelişmede geri kaldığımızı gördüm.

Oysa, 65 milyon adet mobil telefon ile kişi başı mobil telefon sahipliğinde, Avrupa’nın pek çok ülkesinden daha yüksek performansımız var.

Akıllı telefon sayısındaki artış, tüketim alışkanlıklarını da değiştiriyor, etkiliyor. Müşterilerce günlük hayatta bilgisayar yerine  mobil telefon kullanımı   giderek artıyor. Örnek: Cep telefonu aracılığı ile sigorta primi ödeme teknolojisi hızla gelişiyor.

Akıllı telefon sayısının  genç nüfusumuzun bugüne kadarki alışkanlıklarından farklı olarak, az artıyor olmasını nasıl açıklamak lazım? Daha da önemlisi akıllı telefon kullanımını artırmak için ne yapmak gerekir?

“Mobil Telefona Geçişteki Hızımızı, Akıllı Telefonlara Geçişte Kayıp mı Ediyoruz?” için bir yanıt

  1. Sokakta gördüğüm insanların elindeki telefonlardan yola çıktığımda Ülkemizdeki oranın bu kadar düşük olduğunu sanmıyorum.
    Burada akıllı telefon’un kıstasları nelerdir… ne olunca akıllı oluyor, ne olunca akılsız! oluyor, bunlar önemli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir